19 Ocak 2011 Çarşamba

Söz Market

söz der ki
“-Kadınlar elde ettiklerinin, erkekler elde edemediklerinin peşine gider...”
(...Dimyat’a gitmeyi ve bulgurdan olmayı anlattığı müthiş
S.Ö.Z.leri...)

TUZAKTAN KUMANDA...

(...FLASH / Rüyanız Hayrolsun)
TELEFONDAKİ İZLEYİCİ: Rüyamda deste deste para gördüm...
MEDYUM EMİNE: Bu sizin çok güzel ve alımlı biri olduğunuzu gösterir...
Xxx
(...FLASH / Yalçın ABi)
STÜDYODAKİ KADIN: Bakın, dişlerimi bile kırdı benim...
TELEFONDAKİ KOCASI: O dişler zaten çürüktü Yalçın Bey...

HAYATA DAİR...

Kocam Bob 1994 yılında aniden ölünce yıllardan beri hiç haber alamadığım insanlardan başsağlığı mesajları aldım...
Mektuplar, kartlar, çiçekler gönderdiler, telefonlar açtılar ve ziyarete geldiler. Keder içindeydim, ama aile dostlarımızdan, akrabalarımızdan ve hatta tanıdıklarımızdan gördüğüm bu sevgi seli üzüntümü bir derece hafifletmişti.
...
Özellikle aldığım bir mesaj beni çok duygulandırmıştı. Lisedeki en iyi arkadaşımdan bir mektup almıştım. 1949 yılında mezun olduğumuzdan bu yana hiç görüşmemiştik...
O memleketimizde hayatına devam etmiş, bense oradan ayrılmıştım. Bu arkadaşlık; araya beş ya da on yıllık ayrılık bile girse kopmayacak türden bir arkadaşlıktı...
...
Kocası Pete, belki de 20 yıl kadar önce, oldukça genç bir yaşta, onu derin üzüntüler içinde ve ağır sorumluluklar altında bırakarak hayata gözlerini yummuştu.
Bir iş bulmak ve üç çocuk yetiştirmek zorundaydı. O ve Pete, aynen ben ve Bob gibi oldukça nadir rastlanan, asla unutulamayacak aşklardan birini yaşamışlardı.
...
Mektubunda annemle paylaştığı bir anekdottan söz ediyordu.
“Pete öldüğünde, sevgili annen bana sarıldı ve ‘Trudy, ne söyleyebileceğimi bilmiyorum... O yüzden de sadece seni seviyorum diyeceğim’ dedi” diye yazmış.
...
O da mektubunu annemin yıllarca önce ona söylediği cümleyle bitirmiş;
“Bonnie! Ne söyleyebileceğimi bilmiyorum... O yüzden sadece seni seviyorum diyeceğim.”
...
Âdeta annem benimle konuşuyormuş gibi hissetmiştim. Ne kadar güçlü bir mesajdı. Arkadaşımın bunu yıllarca unutmaması ve bana aktarması ne kadar mükemmeldi. Seni seviyorum. Kusursuz kelimeler. Özel bir hediye. Bir miras.
(...Bonnie J. Thomas)

UHB/UYDURMA HABER AJANSI
Facebook fotoğrafçısı açıldı!

Dijital kamera satışlarını patlatan Facebook profil fotoğrafındaki kalite kaygısı, fotoğrafçı arkadaşı olmayan, dijital fotoğraf makinesi alamayan ya da almak istemeyen Facebook kullanıcıları için özel Facebook Profil Fotoğrafçısı, İstanbul’un güzide semtlerinden Bağcılar’da açıldı.
Facebook profil fotoğrafının kalitesi ile gelen arkadaşlık teklifleri arasındaki doğru orantının bilim adamları tarafından ispatlanması sonucunda Facebook profil fotoğraflarının önemi daha geniş bir kitle tarafından benimsenmiş olduğu halde kimi kullanıcılar fotoğraf çekememesi ve fotoğrafçı arkadaş eksikliği sebebiyle acı dolu günler geçiriyorlardı.
Ancak pazardaki bu açığı gören Kayserili iş adamı Hasan, nüfusun yoğun olduğu İstanbul’un Bağcılar semtinde Facebook imaj fotoğrafı çekme işine girerek büyük bir taleple karşılaştı.
Facebook fotoğrafı için uygun poz bulunup çekildikten sonra istenilen ruh haline uygun Photoshoplama işlemi de yapan Facebook Fotoğrafçısı dükkânında ünlüleri de görmek istiyor.
(...“Ne Güzel Haber”den N.N.J. Bildirdi)

KRAMPON...
-TT Arena ile ilgili konuşan Arda Turan:
“Ajax maçı geride kaldı. Önümüzdeki maçlara bakıp bakmayacağımıza TOKİ karar verecek.”
...
-’70 milyonluk ülke bir santrfor yetiştiremiyoruz’ diye dert yanan Türk spor yazarlarına Hindistan’dan sert cevap:
“Biz 1 milyarlık ülkeyiz hiç futbolcu çıkaramıyoruz...”
...
TAPDK’dan timsahlara uyarı tebligatı:
“Bursaspor’un yeni transferi Kenny Miller adını Kene Mahir olarak değiştirmezse lisansı iptal edilecektir...”

TEMEL’iN YERi

Dursun köyünden ayrılıp, zengin olmak için düşmüş yollara...
Aradan yıllar geçmiş ve hakikaten çok zengin olarak dönmüş köyüne... En samimi arkadaşı Temel bu serveti nasıl yaptığını sormuş... Temel hiç kimseye söylememek şartı ile sırrını açıklamış:
“-Afrika diye bir yere gittim.... Orada Nil Nehri dedikleri bir yerden timsah avladım ve zengin oldum...”
-Ula anlamadım... Ne yaptın o timsah denen hayvanları?...
“-Anlamayacak ne var, en değerli çantalar timsahlardan çıkıyor...”
Deyince Temel tarlayı takkayı satıp düşmüş yollara...
Aradan yıllar geçmiş ama geri dönmemiş...
Merak eden Dursun atlamış özel uçağına ve Nil Nehri kıyılarına gelmiş... Oradaki yerlilere arkadaşı Temel’i tarif edip nerede olduğunu sormuş...
Yerini öğrenip yanına gittiğinde Temel’in elinde bir olta ve yanında dağ gibi yığılı ölü timsahları görmüş...
Temel timsahı yakalayıp ağzını açıp içine bakıyor “Tüh be bundan da çanta çıkmadı” deyip yan tarafa atıyormuş.

BİR FİLM DİYALOĞU

(...Closer filminden)

-Onu seviyorsun yani?...
“-Ona âşığım...
Çünkü bana ihtiyacı yok...”

Söz Market

Temel arabasını servisine götürmüş,
“Ne zaman arabama birini alsam, hava nasıl olursa olsun su alıyor... Kaynağı bir türlü bulamadım” demiş tamirciye;
“Ben yalnızken katiyyen olmuyor...”
“Tamam” demiş tamirci, “Birlikte şöyle bir tur atalım, neymiş görelim bakalım...”
Temel’in yanına binmesiyle araba ok gibi fırlamış ve servisin karşısındaki ‘Girilmez’ yola dalmış... Daracık yolda 120 km hıza ulaşıp yandaki çöp bidonlarına çarparak bir yayayı son anda sıyırmış, karşıdan gelen arabaların bir sağından bir solundan son anda geçerek ana caddeye fırlamış, sert bir dönüş yaparak durmuş...
“Bakın” demiş Temel, “Yine her taraf su içinde kaldı... Nereden kaynaklandığını anlayabildiniz mi?...”
“Nasıl anlamam” demiş tamirci bembeyaz bir yüzle,
“-Şu anda kaynağın tam üzerinde oturuyorum...”


söz der ki
“-Aşk bütün güzel şeylere bir ekler... Ayrılık bütün kötüleri ikiyle çarpar...”
(...Hesap ekstresine bakarken ettiği dört dörtlük müthiş S.Ö.Z.leri)


KRAMPON
-Ayhan’dan maç sonu açıklaması:
“Hani mekân oynatıyordu?...”
...
-Galatasaray taraftarları: “Adnan Polat’ı kameralardan tespit edip stada almayacağız...”
...
-Aslantepe’nin açılışında Başbakanı protesto eden taraftarlar kamera kaydı ile tespit edilerek, aynı şekilde yuhalanacaklar......
-Sinem Kobal’ı Küçük Sırlar’dan ayrılmaya ikna edemeyen Arda Turan, dizide rol almanın yollarını arıyor...
...
-Halen bir GSM operatörü reklamına konu olmamış son Anadolu köyü için ajanslar kıyasıya rekabet hâlinde...
...
-Kızılay, Taksim metro çıkışında tam 20 dakikadır sevgilisini beklemekte olan gence battaniye ve erzak yardımında bulundu...



itiraf reyonu...
(...isim: ahmet ...şehir: aydın ...yaş: on sekiz)

Arkadaşlarla futbol maçı yaparken korner kazandık...
Vuruşu kullanmak için çeyrek daireye gittim... Maksadım defansa topu yollamaktı...
Öyle bir vurdum ki; yine korner oldu...
Ama ilginç olan; korneri karşı takımın kullanmasıydı...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)


UHB/UYDURMA HABER AJANSI
Dünya gerçekten yuvarlakmış!
Yıllardır süre gelen “Dünyanın ekvatordan basık kutuplardan şişkin kendine has şekline geoid denir” tezi sonunda çürütüldü...
İsviçreli damgası yapıştırılan ancak muhtarlıktan ikametgâhları araştırıldığında Ugandalı oldukları anlaşılan bir grup bilim adamının incelemeleri sonucunda dünyanın kendine has şeklinin falan olmadığı bu şeklin bildiğimiz yuvarlak olduğu ortaya çıktı.
“Dünya bize şekil yapma lütfen pls help” sloganıyla yola çıkan Ugandalı bilim adamları bu tarz çalışmaların devam edeceğini ve insanlığın birçok konuda daha da aydınlatılacağını bildirdi.
Ugandalı bilim adamlarının bir sonraki amacı Uganda’yı ve Ugandalılığı dünyada prestijli hale getirmek. (...TheErsun Bildirdi)

KADINLAR & ERKEKLER

(...”Kadın karşısında, erkeği bitiren şeyler” Ahmet Okur’dan)
* İş yemeğinde patronuna yalakalık yaptığını görmek:
(...Kim soğumaz ki.)
...
* Yanınızdayken sürekli iphone’uyla oynaması:
(...”Sıkıldım senden” dese en azından açık sözlülüğüyle övgü toplardı.)
...
* Otopark parası vermemek için yemeğe gideceğiniz restorandan 200 metre uzağa park etmesi:
(...Bence cümle kendini yeterince açıklıyor. Ne diyeyim ki ben bu adama.)
...
* Sürekli paradan bahsetmesi:
(...Sürekli futboldan bahsetse bundan daha kötü olamaz.)
...
* Terli elle elinizi tutması:
(...Biliyorum, yapacak bir şey yok. Ama düşünüyorum; Brad Pitt olsa çekilmez.)
...
* Güzide Kasacı gibi kahkaha atması:
(...Güzide Kasacı’yı tanımayan yeni nesil için, bunu Saba Tümer olarak değiştirebiliriz.)
...
* Hesap gelince indirim istemesi, garsonla tartışması, bu güzel gecede ortamı germesi:
(...Adamı klozete atıp üstüne sifonu çekseniz bile rezilliğiniz gölgelenmez.)
...
* Sohbetin en hararetli anında koluna tırmanan örümceği fark edip panikle sandalyeden düşmesi:
(...Evet, fobiler de insan doğasının bir parçası. Ama kabul edin, hiç karizmatik değil.)



Hayata dair...

-Hayattan tat alma duygunuzu besleyin... Her konuda yeni ilgiler oluşturup geliştirin...
...
-Sevecen olun... Bunu başka insanlara sunmaya çaba gösterin, ama karşılığını talep etmeyin...
...
-Çok sayıda küçük ilgi alanları bulup geliştirin... Günlük hayatınıza çeşitlilik katın...
...
-Mücadele ile teslimiyet arasında denge kurun... Elinizden geleni yapın gerisini gelişmelere bırakın...
...
-Rekabet yarışmalarına da kapılmayın. Tek gerçek başarı, mutlu hissetmektir...
...
-Can sıkıntısı ve heyecan konusunda ayarlı olun. Heyecanı küçük dozlarda ve yerinde kullanmak en iyisi...
...
-Endişelerinizi somutlaştırın, bastırmayın... “Olabilecek en kötü şey ne” diye sorun kendinize...
...
-Haset değil, hayranlık duyun... Sahip olduğunuzun tadını çıkarın, kendinizi başkalarıyla karıştırmayın...
...
-Abartılmış bir adaletsizliğe uğramışlık duygusundan kaçının. Kendinizi de, başkalarının size ilgisini de fazla büyütmeyin...
...
-Başkalarının hakkınızda ne düşündüğüne fazla kulak asmayın. Kamuoyuna aç kalmayacak, ya da hapse düşmeyecek kadar dikkat etmek yeter... (...B.Russell)


BİR FİLM DİYALOĞU
(...The Social Network filminden)
“-İnsanoğlu çiftlikte yaşadı, sonra şehirlerde yaşadı ve şimdi de internette yaşayacak!...”

Söz Markets

(...KANAL D / Geniş Aile)
SEVİM: Bilal ve Cevo’yu belgesel gibi izle Ulvi, bak iki çakal dişi için kapışıyor ama dişi çakal değil kuğu...
ULVİ: Ben neyim, ben de mi kuğuyum?...
SEVİM: Hayır armutsun. Sen başka
bir belgeselin konususun...

söz der ki
“-Yapıcı eleştiri, düşmanın pençesinden alır...”
(...Format değişimine gitmeden önce ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)

KRAMPON
-TT Arena’nın açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, “Stat güzel olmuş... Ama koltuklar ucube... Üstündekiler de” yorumunu yaptı...
...
-Ajax’la 0-0 berabere kaldıktan sonra stadın koltuklarını söken G.Saray taraftarı, yönetimden yeni stat istedi...
...
-Ömer Üründül: Türkiye’de Ayhan Akman dışında yüzü kameraya dönük oynayabilen oyuncu yok...
...
-İkinci yarı hazırlıklarını sürdüren Süper Lig’in deneyimli hakemleri, günde iki düdük asarak lige hazırlanıyor...
...
-Yüksek ücreti ve kötü performansı nedeniyle Nobre’yi göndermek isteyen Beşiktaş, oyuncuyu yeniden yabancı yapma kararı aldı...

hayata dair
-Her birimiz tüm hayat deneyimlerimizden yüzde yüz sorumluyuz...
-Aklımızda olan her düşünce geleceğimizi belirlemektedir...
-Herkes için en büyük mutsuzluk, “Yeterince iyi değilim” diye düşünmektir...
-Bu sadece bir düşünce ve düşünce değiştirilebilir...
-Kendimizle barışık olduğumuz zaman hayatımız her yönüyle düzene girer...
-Olumlu değişimlerin anahtarı şimdi ve burada kendimizi kabul etmektir...
-Bedenimizde “Hastalık” denen şeyin üreticisi biziz...
-Kendi hakkımızda düşündüklerimiz kendi gerçeklerimizdir... (...Louise Hay)

UHB/UYDURMA HABER AJANSI
Ehliyetsiz şemsiye yasaklandı!
Kış aylarında, kalabalık sokaklarda ve caddelerde vatandaşların dikkatsiz şemsiye kullanması sonucu yaralanma vakalarının artması ve özellikle kış aylarında yaralanma sayılarının ciddi boyutlara ulaşması nedeniyle, İçişleri Bakanlığı’nın emriyle “Trafik Denetleme Şubesi” yeni bir uygulama başlattı.
Bu yeni uygulamaya göre, ehliyetsiz şemsiye kullanmanın cezası 62 TL olarak belirlendi. Uygulama, ilk olarak Taksim, Şişli, Mecidiyeköy, Kozyatağı ve Kadıköy gibi yoğunluk yaşayan bölgelerde hayata geçirilecek.
(...NGH Bildirdi)

KADINLAR & ERKEKLER
(...“Bizim arkadaş”
başlıklı “Rasim
Köroğlu” yorumu)
Böyle değil idi bizim arkadaş,
Evlenip hayata küsmeden önce,
Atınca narayı inlerdi dağ, taş,
Kaynana sesini kısmadan önce.
...
İlk önce komşunun kızına baktı,
O yüzden kaç kere sınıfta çaktı,
Kaç kızı kandırdı, kaç dulu yaktı,
Şimdiki aldığı yosmadan önce.
...
Yiyince sofrada kaymağı, yağı,
Seğirtir gezerdi ovayı, dağı,
Sapasağlam idi iki ayağı,
Hanımı nikâhta basmadan önce.
...
Şişince olurdu dağın doruğu,
Herkese geçerdi sözü, buyruğu,
Tava sapı gibi dikti kuyruğu,
Çekilip köşeye, pısmadan önce.
...
Evlenmeden dinle hele atanı,
Az mı gördüm, bekâr iken öteni,
Anlat Rasim anlat olup biteni,
Hanım gelip sen de susmadan önce.

İTİRAF REYONU
(...isim: sevda tekin ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi dört)
İlk defa binilen uçak havalandıktan bir süre sonra, havanın karanlık olmasının da etkisiyle, “A-a... Yanımızdan bir uçak mı geçiyor ne” deyivermek...
Yanımdaki adamın, “Hanımefendi o uçağın kanadı” diye beni ele vermesi...
Neyse ki; espri yaptığımın zannedilmesi...
(omer.soztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...)

TEMEL’iN YERi

Mahkeme salonunda sanık sandalyesinde bir adam...
Hakim sormuş:
“-Bir ilkokul öğretmenini testereyle doğrayarak öldürmekle suçlanıyorsunuz...”
O anda arka sıralardan Temel‘in çığlığı duyulmuş;
“-Vay hayvan herif vay...”
Hakim “Sessizlik” diye uyarısını yapmış ve tekrar adama dönmüş;
“-Ve süpermarkette bir kadının kafasına çekiçle vurarak öldürmüşsünüz...”
Arka sıradan Temel yine bağırmış:
“-Seni vicdansız herif seni...”
Hakim yine Temel’i susturup adama dönmüş;
“-Ve bir de iş arkadaşınızı baltayla doğramışsınız...”
Arka sıradan yine Temel‘in sesi;
“-Elektrikli sandalyede kavrulursun inşallah...”
Hakim en sonunda dayanamamış ve Temel’e bağırmış;
“-Bana bak, bir tek kelime daha edersen seni mahkemenin düzenini bozmaktan tutuklatırım...”
Temel cevap vermiş;
“-Sayın hakim kusura bakmayın, ama ben bu adamın 10 yıllık komşusuyum... Ne zaman bizde tamir edilecek bir şey olsa ondan ödünç alet istemeye gittiğimde ‘bizde yok’ diyordu...”


BİR FİLM DİYALOĞU
(...Leon filminden)
-Aşk için ne yapabilirsin?... “-Dünyadaki bütün bulutları kıskandıracak kadar ağlayabilirim...”

Söz Market

“MÖHTEŞEM YÜZİL” GALMAGALI
(...Azerbaycan Yeni Müsavat Haberi)
Son günler Türkiyenin “Show” TV kanalında yayımlanan “Möhteşem yüzil” adlı tarihi serial cemiyyetin mühtelif tebegeleri terefinden etirazla garşılanır. Buna sebeb serialda Türkiye imperatoru Ganuni Sultan Süleymanın içki ve şehvet düşkünü kimi tegdim edilmesidir.
Baş rollarını “Min bir gece” serialından tanıdığımız Halit Ergencle Almaniyadan gelen aktrisa Meryem Sahra Uzerlinin ifa etdiyi serialın çerşenbe günü yayımlanan 2-ci bölümünde mehz bu etirazlara göre müeyyen ihtisarlar edilir. Yayım şirketi Hürrem Sultanla Ganuni Sultan Süleymanın yatag sehnelerini gısaldılarag yayımlayır.
Çekilişi 2 gün davam eden bu sehnelerin gısaldılarag yayımlanmasına telekanalın rehberi Saner Aydın da münasibet bildirib:
“Son dönemde megsedini aşan etirazlar artıb. Olaylar bundan artıg böyümesin deye garşını bu formada almag zorunda galdıg. 12 degige davam eden öpüşme sehnelerini gısaltdıg”.
Serialın tehdidlere meruz galan ve ağır günler keçiren ssenaristi Meral Okay ise öz ganuni hüguglarından istifade etmeye hazırlaşır. O, bildirib ki, işe başlayanda onun heç bu geder dartışma yaradacağını gözlemirmiş. 200 neferlik heyet, tarih mütehessisleri ile hessas bir layihe heyata keçiren yayımçılar indi galmagalla üz-üzedir.


TUZAKTAN KUMANDA
(...MEDYATAVA / Özel Röportaj)
MUHABİR: Öncelikle hayırlı olsun diyelim. Beşiktaş dünya yıldızlarını transfer ediyor, Beşiktaşlı Sergen Yalçın da yılın televizyon transferini gerçekleştirdi diyebilir miyiz?...
SERGEN YALÇIN: Daha doğrusu kafamda kurduğum plana göre artık çalıştığım yerde 1. adam olma zamanı geldi diye düşünüyorum...
MUHABİR: Çelişkiler vardı dedin... Nelerdi?...
SERGEN YALÇIN: Birinci plan, çalıştığım yerde 1. adam olmak... Aslanın kuyruğu olacağıma eşeğin başı olurum...


TEMEL’iN
Adamın biri omzunda küçücük bir örümcekle kahveye gitmiş, bunu görenler onunla alay etmeye başlamış...
“Gülün... Gülün” demiş adam “Siz hâlâ gülün, ama bu örümcek buradaki herkesten daha güçlü...”
Kahvedekilerden biri “Görmek isteriz marifetini” demiş gülmesini sürdürerek...
“Tamam” demiş adam, “Mesela örümceğim bu sandalyeyi kaldırabilir...”
“O ne ki?...”
“Peki o zaman, şu masaya ne dersiniz?...”
Örümcek ellerini ovuşturmuş minik adımlarla masaya yaklaşmış ve hooopp! Kaldırmış havaya...
Herkes şaşırmış tabii ve hemen tüm gözler minik örümceğin üzerine toplanmış, “Başka ne yapabilir” diye sormuşlar biraz ciddileşerek...
“Şimdi hepiniz şu üçlü dolabın üzerine çıkın, sizinle birlikte kaldırsın...”
Tam 40 kişi dolabın üzerine tünemiş, örümcek başarıp başaramayacağından biraz endişeli dolaba doğru yürümüş...
O sırada içeri Temel girmiş... Bir bakmış ki dolapların tepesinde 40 kişi, yerde de onlara doğru yürüyen bir örümcek...
“Yuh sizin ciğerinize ödlekler” demiş örümceği ayağı ile ezerken;
“-40 kişi şu kadarcık şeyden korkar mı?...”

söz der ki
“-Hayat makaradaki ipe benzer... Sona yaklaştıkça hızlı döner...”
(...Rakiplerine tur bindirirken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)

KRAMPON
-Devlet Bahçeli: “Malatya’nın plakası kaç? 44. Fenerbahçe kupayı kaç yıldır alamıyor? 29. Çarpın 29’u 44 ile. Ne yaptı? 1276. Ve Bahçeli esprilerinden sıkılan kişi sayısı.
...
-Ali Sami Yen’deki son gole imzasını atan Kazım’a taraftardan tepki: “Stada bile kelepçe vurdun!”
...
-”Basketbolda sıfır puan yok” parolasıyla hareket eden Fenerbahçe yönetimi önümüzdeki yıl Türkiye kupasına erkek basketbol takımı ile mi çıkacak? Azz sonra...

hayata dair
Karanlık dalgalar üzerinde güneşi yakala...
Hayat fırtınalı bir denizdir ki;
Dalgalarına her tarafta rastlarız...
Dalgaları yarıp geç, duraksama...
Öte tarafta güzel bir güneş ışığı var...
Saadetten bahset...
Dünya o kadar kederlidir ki;
Kendi kederinizi eklemenize ihtiyacı yoktur...
Hiçbir yol büsbütün sarp değildir...
Düz ve aydınlık taraflara bak...
Devamlı çalışmadan, hoşnutsuzluk ve kederden ruhunuz yorulmuştur...
Onu dinlendirmek için düzlük ve aydınlıktan bahsedin... (...Wilcoh)


UHB/UYDURMA HABER AJANSI
İstinye Park’a sınırlama!

İstanbul’un gözde alışveriş merkezlerinden İstinye Park, mekanın ruhuna aykırı olduğu ve basın mensuplarının işlerini zorlaştırdığı gerekçesiyle, alışveriş merkezini ziyaret edecek olan ünsüz sayısını sınırlandırmaya hazırlanıyor.
Konuyla ilgili olarak düzenlenen basın toplantısında, eylül ayından itibaren 1/3 kotalı sistemine geçeceklerini açıklayan İstinye Park Genel Müdürü Gözde Rişli, yeni sistemde alışveriş merkezini ziyaret eden her 3 ünlüye karşılık en fazla 1 ünsüze izin verileceğini ve bu kotayı aşan ünsüz vatandaşların derhal tespit edilerek güvenlik nezaretinde İstinye Park’tan çıkarılacağını belirtti.
Toplantıda, ünlü ve ünsüz ayırımını net olarak ortaya koymak için uygulayacakları kriterlere de kısaca değinen Rişli, “Ünlü sayılabilmek için reyting sıralamasında son iki yıl içerisinde ilk dörde giren bir kanalın, prime time’da yayınlanan bir dizisinde başrolde, ya da en az iki dizide başrolün gereksiz ve kötü espri yapan en iyi arkadaşı rolünde görünmüş olmak bizim için yeterli” sözleriyle konuya açıklık getirdi.
(...Zaytunger Bildirdi)


BİR FİLM DİYALOĞU
(...8 Mile filminden)
“-Hangi noktaya gelince salla gitsin demek lazım düşündün mü?... Umut etmekten vazgeçip, gerçekleri görmeye başlamak gerektiğini anladığında...”

Söz Market

(...FLASH TV / Yalçın Abi Altyazıları)
-Kızgın yağla yanan kıza üzülüp kaybolan adam...
-Stüdyoda müthiş yüzleşme! Kocası ormana kaçan kadın...
-Fenerbahçe altyapısına vermek için karısının 12 erkek doğurmasını isteyen koca...
-Karısı tarafından sürekli şiddet uygulamakla suçlanan adam: Sağa sola dönerken elim çarpıyor...
-Kadınsal içgüdülerimle seni tedavi edeceğim...
-Kocasını balığından kıskanıp evi terk eden kadın...
-Karımdan sevgi göremediğim için kanarya besliyorum...

BİR GÖRÜŞ
Aykut Kocaman, kerameti kendinden menkul devrimine son bir halka ekledi... Galatasaray Kadıköy’de milenyumun ilk lig puanını kazandı... Hatta başka bir halkayla birleşince ortaya şu çıkıyor; uzun yıllardan sonra bir sezonda Kadıköy’de hiç derbi kazanamamış olmak. Derbileri süpüren takım derbider oldu, devrim devrim devriliyor. Halka demişken bir sayalım az zamanda başarılan büyük rezillikleri;
-Young Boys’a elenmek...
-Bir önceki rakipten bile kötü olan Paok’a elenmek...
-Ağustos bile gelmeden, telafiyi bile beceremeden Avrupa’ya veda...
-Durduk yere Alex’e savaş açıp, ettiği lafların hepsini tek tek yemek zorunda kalmak...
-Kondisyonun âdeta yıkılması, oyun planı yok, ki yanındaki yardımcıları başa oynayan kulüplerden hiçbiri kapıdan içeri sokmaz.
-Zorlu bir deplasmana yedek stoper almadan gitmek, ihtiyaç hasıl olduktan sonra 2 gol yiyip 10 dakika oley dinlemek...
-Önemli maçlarda ve düzgün rakiplere karşı oynanan maçlarda sıfır galibiyet. Sırasıyla Y.Boys-Paok-Trabzon-Kayseri-Beşiktaş-Galatasaray. Geçen seneki kalas dolu kadro Europa League grubunda lider, hem de en yüksek puanı alan Türk takımı idi... Türkiye Kupası finaline kadar çıkıp ligde de şampiyondan sadece 1 puan eksiğini, 76 puanı toplamıştı. Acilen gitmeli, kötü boya daha ilk yağmurda aktı.
(...A.Yılmaz Kale’nin tespitleri)


TEMEL’iN YERi
Doktor Temel, hastasını muayene ettikten sonra karısına dönmüş;
“Sizinle özel konuşabilir miyiz” demiş...
Hasta odadan çıkmış ve Temel anlatmaya başlamış;
“-Size bir iyi bir bir kötü haberim var...
İyi haber iyi bir çiçekçi tanıyorum...
Kötü haber çelenkler biraz pahalı...”

HAYATA DAİR
Bernard Shaw iyi bir edebiyatçı olmasının yanında güçlü bir hatipti...
Shaw’a sorarlar:
“-Bu kadar etkileyici konuşmayı nasıl öğrendiniz” diye...
Yazar ilginç bir şekilde cevap verir:
“-Hani çocuklar buzda kayarken, ya da bisiklete binerken düşerse çoğu arkadaşı alay edip güler ya; işte ben de bazen kendime güldürerek, bazen de alay konusu olarak öğrendim...”

BİR FİLM DİYALOĞU
(...Othello filminden)
“-Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz...”

söz der ki
“-Aşkı genelde ‘Sensiz yapamam’ diyen taraf bitirir...”
(...Çabuk tüketenlerin, çabuk tükendiğini anlatan müthiş S.Ö.Z.leri)


KRAMPON
-”Basketbolda sıfır puan yok” parolasıyla hareket eden Fenerbahçe yönetimi, önümüzdeki yıl Türkiye kupasına erkek basketbol takımı ile mi çıkacak? Azz sonra...
...
Net bir vuruşla kendi ağlarını havalandıran Okan Alkan: “Ankaragücü maçında kendi kalesine gol atan Gökhan Gönül ağabeyi aratmadığımı düşünüyorum. Fenerbahçe ve Milli Takım uzun yıllar sağ beke ihtiyaç duymayacak...”
...
TAPDK, gençleri sigara ve alkol kullanımına teşvik ettiği gerekçesiyle yeni yönetmelik gereği Fenerbahçe Spor Kulübüne kadrosunu değiştirmesi yönünde tebligat gönderdi!
...
Fener teknik heyetinden kupada sıfır puan savunması: “Şampiyonlar Ligi’ne hazırlanır gibi hazırlandık.”
...
F.Bahçe yönetim kurulu 28 senedir kazanılamayan Türkiye kupasını 2012’de kazanmak için kolları şimdiden sıvadı; Kulübün adı Yeni Fenerbahçe olacak.

itiraf reyonu...
(...isim: osman yılmaz ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi yedi)
Lisedeyken müdürün yaptığı üst aramasında bazı arkadaşlar sigarayla yakalanırken, benim çantamdan pipo çıkması bu durumlardandır...
Gerçi fena da olmadı; babama şikayet etmiş, o da bir güzel haşlamıştı...
Rezilliğe o gün son vermiştim...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)

UHB/UYDURMA HABER AJANSI
Google, sırrını açıkladı!
Birkaç yıl öncesine kadar internetin önüne geçilemez devi olarak görülen Google, Facebook’un son yıllardaki yükselişiyle duraklama dönemine girmişti.
Ancak Google düşüşe geçmemiş, finansal gücünü muhafaza etmeyi başarmıştı.
Google’ın başarısı hakkında birçok tez ortaya atılırken, Google yetkilileri en büyük gelir kaynaklarını açıkladı; keller! Google yetkilileri, internette sağladıkları ticari trafiğin büyük bir yüzdeye kellik ilaçları ile ilgili olduğunu belirtirken, “Keller olmasa cidden Google’ı kapatmamız gerekebilirdi. Belki de Wikipedia adamı gibi boy boy fotoğraflarımızla sizden yardım istemek zorunda kalacaktık. Kellere teşekkür ediyoruz, bu arada biz de keliz, aynı ilaçlardan biz de kullanıyoruz” şeklinde konuştular.
Google’ın en çok gelir elde ettiği konu başlıkları ise şu şekilde;
-Kellik ilaçları... -Cinsellik güçlendirici ilaçları... -Arkadaşlık siteleri... -Evlilik siteleri... -Gıda sektörü... -İnternet oyunları...(...N.N.J. Bildirdi)

14 Ocak 2011 Cuma

Söz Market

-Ümit Karan: “Yıllarca denedim olmadı, Servet’e nasipmiş.”
...
-Servet Çetin’in röveşata golünden sonra Ali Sami Yen stadının yıkımından vazgeçildi.
...
-Allen Iverson: “Dikkat ederseniz Philadelphia 76’ers formasını hiç öpmedim, bizim bütün aile Beşiktaş Cola Turka’lıydı. Buraya geldiğim için çok mutluyum”
...
-Birçok ünlü markanın yer almak için mücadele ettiği “2011’de E-posta yoluyla boykot edilecek ürünler listesi”nde Coca-Cola yine liderliğini korudu...
...
-Final dönemi psikolojisini dakika dakika internet’te paylaşan genç, anılarını bir kitapta toplamaya karar verdi...
...
-Mehmet Ali Birand’ın okuduğu haberleri eksiksiz anlayan vatandaş, dün gece ödülünü törenle aldı...
...
- Final haftasında kendini erken kalkmaya alıştıran genç, artık TV’de sabah programlarını da izleyebilmenin mutluluğunu yaşıyor...
...
- Metro kazılarında, halk arasında efsane hâline gelen 2. ve 3. Levent’in varlığına
dair bulgulara rastlandı...
(...Ahmet Okur bildirdi)


söz der ki
“-Sözler tutulmak için verilir, illa tutulması gereken bir şey daha vardır ki; o da dilimizdir...”
(...Söylemeyi alışkanlık hâline getiren M.Ali Taşdelen müthiş S.Ö.Z.leri)


SÖZ’ÜN GELİMİ...
Arka sokaklarda neler oluyor?
Dış politikayı Fransa’dan takip eden arkadaşım Cem’in “turkey.blogactiv.eu” internet sitesinde yayına koyduğu güncel yazılar çok keyifli...
AB ile ilgili son benzetmesi, paylaşmaya değer...
...
Avrupa Birliği Türkiye’ye karşı kesinlikle dürüst ve sadık bir müttefik değildir.
Taahhütlerini yerine getirmiyor. Bu yüzden kredibilitesini kaybetti.
Böylece, artık nasıl Türkiye AB’ye güvenebilir ki?
Sezen Aksu’nun ‘Arka sokaklar’ şarkısına AB’ye çok uygun bir mesaj olarak bakabiliriz:
...
“Doğrusu ben seni pek fazla tanımıyorum
İçgüdüsel olarak kendimi savunuyorum
Dolayısıyla bilemiyorum
Dolayısıyla bilemiyorum
Arka sokaklarda neler oluyor?
Arka sokaklarda neler oluyor?


AYAKÜSTÜ...
Az buçuk Karslıyız ya; heykel polemiği ile ilgili birkaç kelime etme hakkımız olsun...
Ben de hemşehrilerim gibi, hem eseri, hem de tartışmaları saçma buldum...
Yapılan heykeli, söylenen şarkıyı, oynanan futbolu beğenmek zorunda mıyız?...
Değiliz... Öyleyse unutulmuşluk (!) hakkımızı lüzumsuz bir konuyla gidermek istemiyoruz...
Zaten sadece siyasi ağızlara konu olduğu için dile gelen sanatın ve sanatçının Türkiye’deki kalıcılığını da biliyorsunuz...
O yüzden; Melih Gökçek Ankara’dan, Servet Çetin İstanbul’dan yola çıkabilir...


HAYATA DAİR
Dil düzensiz olursa, sözler düşünceyi iyi anlatamaz...
Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz...
Görevler gereği gibi yapılmazsa, âdetler ve kültür bozulur...
Âdetler ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar...
Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilmez...
İşte bunun için hiçbir şey dil kadar önemli değildir...
(...Konfüçyus)

itiraf reyonu...
“Güler misin, ağlar mısın” diye adlandırılacak bir olayı paylaşacağım...
Minibüse yeni binip, en arkaya oturan kız, önündeki amcaya ricada bulunuyor;
“Şuradan bir Şirinevler uzatır mısınız” diye...
Amca da gayet kibarca “Kızım elime değmeden avucuma bırak da abdestim bozulmasın” dedi...
Zamane kızının cevabı; rezaleti ve cehaleti birlikte getirdi;
“-Korkma amca bir şey olmaz, ellerim temiz...”
Ben bile utandım...
(omer.soztutan@tg.com.tr
itiraf edin, rezil edelim...)

TUZAKTAN KUMANDA
(...ATV / Evlen Benimle)
ESRA EROL: Ama sen bu bayanlardan birine aşkım demişsin, öbürünü de buluşmaya davet etmişsin?...
EVLENECEK ADAM: Damat ata binmiş ya nasip demiş Esra Hanım...


Yıldırım Tuna Günlüğü
Kadının biri kahvaltıda kurabiye yapmış, “Hayatım” demiş kocasına,
“-Bunu her sabah millet işe giderken profesyonel olarak yapıp satsam sence ne kadar verirler?...”
“Bilemiyorum” demiş avukat kocası kurabiyeyi zorlukla yutmaya çalışırken,
“-Sanırım en az 3-4 yıl...”

TEMEL’iN YERi
Çiftçi Dursun’un oğlu Temel, sebze dolu kamyonetiyle giderken kaza yapmış...
Kamyonet ters dönmüş, bütün sebzeler yerlere yayılmış...
Temel kamyoneti nasıl çevireceğini düşünürken, civardaki evlerden olayı gören bir yaşlı adam seslenmiş:
“-Evladım yazık bu güneşin altında daha fazla yorulma, gel sana yiyecek bir şeyler ikram edeyim...”
Temel, “Sağolun rahatsız etmeyeyim” demiş, “Hem babam kızar...”
Adam ısrar etmiş:
“Ooo hadi, gel iki lokma bir şeyler yersin, gücünü toplarsın... Hadi gel...”
Temel “Peki tamam” demiş, “Ama babam kızacak...”
Adam Temel’in karnını bir güzel doyurmuş... Sonra Temel birkaç saat uzanıp dinlenmiş...
Derken gitme vakti gelmiş ve adama, “Çok teşekkür ederim, karnım doydu, dinlendim... Şimdi çok daha iyiyim... Ama babam gerçekten bana çok kızacak” demiş...
Adam ona gülümsemiş:
“Yapmaa, birkaç saat geç döndün diye kızacak ne var?... Hem sahi, baban nerede?...”
Temel cevap vermiş:
“-Kamyonetin altında...”

BİR FİLM DİYALOĞU
(...Bahar Dalları dizisinden)
“-Kaybetmeyi göze almayan, sevmeyi beceremez...”

Söz Market

(...KANALTÜRK / Telegol)
AHMET ÇAKAR: Ben kulüp yönetici olsam performansına para ödediğim adamın karşımda içki veya alkol almasına müsaade etmem...
GÖKMEN ÖZDENAK: Sen kulüp yöneticisi falan olamazsın zaten...
AHMET ÇAKAR: Sen de bu mantıkla sadece gece kulübü yönetirsin zaten...


KRAMPON
-Sabri’nin uzaktan, Servet’in röveşata ile attığı golden sonra CERN’den açıklama:
“Deneyde sona yaklaştık”...
...
İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a kiralanan Filip Holosko:
“Daha az kişiden küfür yiyeceğim için mutluyum!”
...
TDK başta olmak üzere ülkenin kurumlarını endişelendiren transferde son dakika.. Fenerbahçe: “Reto Ziegler tek bir oyuncu”
...
Volkan Şen’den transfer haberlerine tepki:
“Adnan Polat’ın ısrarı beni korkutuyor!”
...
Fotomaç:
“Biz bile Fenerbahçe’nin transfer yapacağına olan inancımızı yitirdik”


UHB - Ajda Pekkan sendromu!
Uydurma Haber Bülteni
48 saat boyunca 3. dereceye aldığı vantilatörü suratına üfleten genç B.Ö’ye Ajda Pekkan sendromu teşhisi kondu...
Arkadaşlarının “Minik Ajda” diye çağırmaya başladığı B.Ö yaşadıklarını şöyle anlattı;
“Sıcaktan uyuyamaz hale gelmiştim, önceleri vantilatörü daha sağlıklı şekilde kullanmaya çalıştıysam da bir zaman sonra dayanamayıp hızlandırdım. Ama Vantilatörü o son dereceye getirmeyecektim, tadında bırakmalıydım.”
Sabah dişlerini fırçalamaya çalışırken ağzını açamadığını söyleyen B.Ö, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Aynaya baktığımda gülümsediğimi gördüğümde çok korktum çünkü esasında gülmüyordum. Surat felci geçirdiğimi zannetsem de sonradan doktorlar bana bunun Ajda Pekkan sendromu olduğunu söylediler. Bir daha düzelmeme şansım varmış ama ölene kadar yaşlanmayan bir surata sahip olacakmışım”...
A.P. SENDROMU NEDİR?
Tüm mimiklerin hareket kabiliyetini yitirmesi ve sendromu yaşadığınız andaki mimiklerin stabil hale gelmesi durumudur. Bilinen nedenleri arasında; ayda bir estetik ameliyat olma, aşırı vantilatör kullanımı, minibüste cam kenarında tam açık pencereyle e-5’te seyretme bulunmaktadır. ( ...N.N.J. Bildirdi)

TEMEL’iN YERi
Temel‘le Dursun kapı önünde konuşuyorlarmış...
- Temel yeni aldığın elekt-rikli araba hakikaten süper... Ama 25 milyar biraz fazla değil mi?...
“-Değil Dursun... Aslında arabanın değeri 500 milyon... Gerisi kablo parası...”


HAYATA DAİR
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
Saçının örgüleri çözülmüşse... Ayrımı düzgün değilse...
Korsenin kurdeleleri iyice bağlanmamışsa, aldırma...
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
...
Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel...
Dudağının boyası çiğ taneleriyle silinmişse...
Ayaklarında halhalların gevşemişse...
Kolyenin incileri koparak yere düştüyse, aldırma...
Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel...
...
Gökyüzünü kara bulutlar kapladı, görmüyor musun?...
Irmağın karşı kıyısından turnalar havalandı ve
Anında, rüzgar gibi, arka arkaya
Geniş fundalıklar üzerinden geçip gidiyorlar
Ürkmüş koyun sürüleri ağıllarına koşuyor;
Gökyüzünü kara bulutlar kaplıyor, görmüyor musun?...
...
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
Çiçeklerden tacını örememişsen, ne önemi var?...
Bileziğinin kopçası kapanmıyorsa, bırak kalsın...
Gökyüzü bulutlarla kaplandı... Vakit geç oldu...
Olduğun gibi gel... Daha da güzelleşmek için uğraşma...
(...Rabindranath Tagore)


BİR FİLM DİYALOĞU
(...Phenomenon filminden)
-Beni hayatım boyunca sevecek misin?... “-Hayır... Seni kendi hayatım boyunca seveceğim...”


İTİRAF REYONU
(...isim: heprezil
şehir: bilinmiyor ...yaş: yolun yarısına az kaldı)
Bir önceki akşam arkadaşın eşini köpekle gezerken gördüm...
Ertesi gün okulda arkadaşa, “Akşam sizin eşinizi gördüm... Köpeğinizi gezdiriyordu... Sizin köpeğinizin adı cevahir miydi” diye sordum...
Arkadaşımın verdiği cevap üzerine keşke yer yarılsaydı da 7 kat dibine girseydim;
“-Cevahir diye köpek ismi mi olurmuş?... Cevahir kızımın adı...”
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)


RAKAMLARLA ÜNİVERSİTE
(...Üniversitelerimiz
neden başarısız ?)
% 5: Türk zeka yapısının lineer cebire yatkın olması dolayısıyla trigonometri gibi dallarda başarısızlık yaşanması.
% 15: Yapay sarışın sayısındaki öngörülemeyen artış.
% 20: Sesli harf kullanımının azalmasının dil üzerinde bıraktığı negatif ket vurma. (‘cnm’, ‘bys’, ‘öptm’)
% 60: Soruların çalışılan yerden çıkmaması.

söz der ki
“-Liderlik; karar alacak adamları seçerken doğru karar
alabilendir...” (...Zamansız ettiği ama yine de müthiş S.Ö.Z.leri)

Söz Market

(...STAR Passaparola)
METİN UCA: Futbolda topu kendi takım arkadaşına aktarma işi?...
YARIŞMACI: Pas...
METİN UCA: Yapmayın Tülay Hanım; böyle kolay bir soruyu pas olarak geçmeseydiniz...
YARIŞMACI: Neydi cevabı?..
METİN UCA: Pas olacaktı, ama sizin dediğinizden değil...

söz der ki
“-Sevgi; geldiği zaman verdiği mutlulukla değil, gittiği zaman bıraktığı acıyla anlaşılır...”
(...Terazinin kefesine parmağıyla dokunurken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)


SÖZ’ün gelimi...
(...”Forvet.org”dan arkadaşımız “Hakan Aksoy” yorumları)

-Fenerbahçe ve Bursaspor şampiyonluk için transfer yapacağına parayı Trabzonspor’un yabancılarına “Alın bir süre gelmeyin” diye vermiş galiba...
...
-Galatasaray’ın yeni transferi Culio 3 Arjantin kulübünde sadece 12 maça çıkmış. Genelde futbolcular ülkesi dışında adaptasyon sorunu çeker ama bu daha kendi memleketine bile adapte olamamış...
...
-Bir de bu elemanın lakabı da El Mago imiş Pino gibi. Eskiden Küçük Bülent-Büyük Bülent, Küçük Hakan-Büyük Hakan vardı, şimdi Küçük El Mago-Büyük El Mago. Batıya açılan pencere Galatasaray!...
...
-Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin eskilerini transfer eden Adnan Polat’ın bir sonraki hamlesi Selçuk Yula ve Sergen Yalçın’ı kulübe onursal üye yapmak olur...
...
-Türk Telekom Arena, Ajax’ın açtığı 3. stadyum olacak. Daha önce de Amsterdam Arena ve Emirates’i açmışlardı. Bakkal açsak ona da gelirler...
...
-175 liraya açılış forması... Yahu şu Galatasaray formasının manevi değerini düşürdükçe maddi değerini arttırıyorlar...
...
-Kasımpaşa Yekta Kurtuluş için 5 milyon euro istemiş. Bu herifi kaçırıp fidye istesen bu kadar etmez valla...
...
-Dış transferde yıldız isimlerle anlaşamayan Galatasaray artık futbolcularını Atatürk Havalimanı yerine, Esenler Otogarı’ndan getirecek...


İTİRAF REYONU
(...isim: hülya ...şehir: ankara ...yaş: bilinmiyor)
Çocukluğumda çizgi film kahramanlarından “Taş Devri”ni çok izlerdim ve kahramanlarının gerçekten yaşadıklarına inanırdım...
Bir gün bakkala gidip Halley almıştım... Daha sonra aldığım Halley’i bizim evimizin bahçesindeki kapıya gömdüm...
Barni Moloztaş ve Fred Çakmaktaş gelip yesinler diye...
Ertesi gün gidip baktığımda Halley olduğu yerde duruyordu...
Ben de “Halley verdim beğenmiyorlar” diye kızıp kendim yemiştim...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)


YILDIRIM TUNA GÜNLÜĞÜ
Oltamın misinası fırlatma kamışının makara kısmında tamamen karışmıştı...
Hanımdan ve baldızdan rica ettim, sokağa çıktık misinanın ucundan tutarak kaldırım boyunca açıldılar...
Ben de misinayı tekrar düzgünce maka-rasına sarmaya başladım...
Oradan geçen yaşlıca bir adam oltanın ucundaki iki güzel kadını görünce “Harika” dedi,
“-Gerçekten merak ettim... Beyefendi, acaba yem olarak ne kullanıyorsunuz?...”


UHB / Uydurma Haber Bülteni
Toroğlu kural koydu!
Erman Toroğlu’nun sezonun ilk yarısında 35 pozisyon için kullandığı deyim, Uluslararası Oyun Kuralları Kitabı’na giriyor... FIFA Başkanı Sepp Blatter; Toroğlu’nun söz konusu maçlardaki penaltı pozisyonları için “Verse bir şey diyemezsin” kavramına International Board’un 2011 versiyonunda yer vereceklerini söyledi...
Blatter, bu tür pozisyonlara kendileri de bir şey demeyeceklerini söylerken, diyenlere de gereken cezayı vereceklerini sözlerine ekledi...

BİR FİLM DİYALOĞU
“-Aşk; hiçbir zaman pişman olmamaktır...”
(...Love Story filminden)

TEMEL’iN YERi
Şehirli Temel’le Dursun, iş stresinden kurtulmak için balık tutmaya karar vermişler...
İyi bir tekne, en iyi marka olta ve güzel birer balıkçı elbisesi almışlar...
Gece çıkmışlar, topu topu bir balık tutabilmişler... Dursun;
-Görüyor musun Temel, bir balık iki milyara mâloldu...
“-Sorma Dursun?... İyi ki iki tane vurmadık...”


HAYATA DAİR
İyi insan olacağınıza, öyle bir yere götürün ki dünyayı, iyilik beklenmesin...
...
Özgür insan olacağınıza, öyle bir yere götürün ki dünyayı, kavuşsun özgürlüğe herkes, özgürlük sevgisi geçersiz olsun...
...
Akıllı insan olacağınıza, öyle bir yere götürün ki dünyayı, akılsızlık zararlı olsun...
(...Bertolt Brecht)


Krampon...
(...Sabri’nin Hannover’e uzaktan attığı gole tepkiler)

-Hannover Teknik direktörü Mirko Slomka: “Geri çekiliyoruz beyler.”
...
-Hagi: “Şutörsünüz, hepiniz şutörsünüz, şutör bunlar, şutörleer.”
...
-Top: “Bana da sürpriz oldu.”
...
-Devlet Bahçeli: “Herkes 3 okul arkadaşını sağbek oynamaya ikna etseydi bu gol için bu kadar beklemeyecektik.”
...
-Jaguarlı öğrenci: “Sabri’yi ötekileştirmeyelim.”
...
-Bilgi Üniversitesi Rektörlüğü: “Bu tarz şutlara da karşıyız.”
...
-Selçuk Şahin: “Sabri’yi en iyi ben anlarım. Bu zor gününde desteğim ve yüreğim onunla.”
...
-Ömer Üründül: “Futbol enteresan. Di mi Erdoğan?”

Söz Market

(...isim: fatih kahveci ...şehir: manisa ...yaş: on dokuz)
Bir arkadaşım 18 yaşında telefonla ilk kez tanışıyor...
Telefon numarasını aldım, akşam aradım dertleşmek için...
Biraz konuştuktan sonra verdiği tepki şu oldu;
“-Olum kapat kapat, kontörlerim gidiyor...”
Rezilliğini çok sonralar fark etti...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)


TEMEL’iN YERi
Hoca derste Temel’i kaldırmış, sormuş;
“-Oğlum adın ve numaran...”
Bizimki “Adım Temel” demiş...
Sonra ceketini çıkarmış, havada iki üç defa çevirip omuzuna atmış ve;
“-Bu da son numaram...”


HAYATA DAİR
Çoğumuz sayısız saatleri boşa harcayarak kendi rahatımız için karşımızdakileri değiştirmeye çalışıyoruz...
Eleştirerek, suçlayarak ve çeşitli manevralarla karşı tarafı ihtiyaç duyduğumuz kişinin kalıbına sokmaya çalışırız...
Etkimizle karşı tarafı değiştirip yenileyeceğimizi varsayarsak, o kişi için haklarımızı kötüye kullanan, düşüncesiz ve hatta zalim biri olup çıkarız...
Halbuki başkalarıyla uzun sürecek ilişkiler kurmayı istiyorsak, işe onları oldukları gibi kabullenip, mutlu olmakla başlamalıyız.. (...L.Buscaglia)


Krampon...
> Ali Sami Yen’e veda eden Galatasaraylı oyuncular samimi konuştu: “-Sorun sende değil, bizde...”
...
> Tabata’yı iki yıldır elinden çıkaramayan Beşiktaş, makul bir fiyata organ mafyasıyla el sıkıştı...
...
> Irak’ta 20 yıl sonra kendi eceli ile ölen bir kişiye, otopsi yapılmasının şaşkınlığı ve mutluluğu bir aradaydı...
...
> Kemal Kılıç- daroğlu’nun bahsettiği genel af paketinde, MSN engellilerinin de engellerinin kaldırılacağı müjdesi verildi...
...
> Fenerbahçeli yöneticiden samimi itiraf: “-Lefterli kadroyu bozmayacaktık.”
...
> Sakatlığın bulaşıcı etkisi üzerine araştırma yapan bir grup bilim adamı, çalışmalarına G.Saray’ın Antalya kampında devam ediyor...
(...Cey_Cey Bildirdi)


söz der ki
“-Hata ve kusuru başkalarında arayanlar, yerinde saymak için iyi bir bahane bulmuş demektir...”
(...Ahan da noktayı koyup yazıları yollarken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)



SÖZ’ün gelimi...
“Dünyayı Değiştiren Sözlere”, güncel yorumlar Levent’ten)
...
“-Kurbağa gökyüzünü kuyunun ağzı kadar zanneder... (Çin Atasözü)...”
(...Valla, galiba herkes kendi kuyusundan memnun.)
...
“-Susamadan önce kuyu kazınız... (Çin Atasözü)...”
(...Önce senin kuyunu kazayım, suyu sonra düşünürüz.)
...
“-Oğul babasından daha iyi olmazsa, ikisi de başarısız olmuş demektir... (Çin Atasözü)...
(...Bizde süreç tersine isliyor herhalde.)
...
“-Keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerekir... (Türk Atasözü)...”
(...Haa, demek o yüzden herkes bıçak gibi. Bunca çekiç “darbesinden” sonra.)
...
“-Dünkü güneşle bugünkü çamaşırlar kurutulamaz... (Anonim)...”
(...Ohoo biz bin yıl önceki güneşi bile kullanırız.)
...
“-Kuşlar ayaklarıyla, insanlar dilleriyle yakalanır... (Anonim)...”
(...İyi ki bazıları konuşmaya başladı. Yoksa ne olduklarını anlayamazdık.)
...
“-Fısıldanan sözler, yüksek sesle söylenenlerden uzağa giderler... (Çin Atasözü)...”
(...Bunu anlayabilseydik, her şeyi davul zurna ile savunmaya kalkmazdık.)
...
“-Bir şeyi bilmek, onu affetmek demektir... (Fransız Atasözü)...”
(...Bilmiyoruz, bilmek istemiyoruz ... O yüzden bizi de affetmeyecekler.)
...
“-Oğlunuzu şahane bir adam yapmak için beklemeyin. Onu şahane bir çocuk yapın... (Rus Atasözü)...”
(...Çocukları sokaklarda kullanmak daha kolay. Kim uğraşacak çocuksu işlerle.)
...
“-Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler... (Anonim)...”
(...Yetmez ama evet.)
...
“-Mutluluk, varacağımız bir istasyon değildir; sadece bir yolculuk biçimidir... (Anonim)...”
(...Mükemmel hayaller mükemmel acılar veriyor.)
...
“-Karga, kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış... (Türk Atasözü)...”
(...Atalar o günlerden bu günleri görmüşler.)



KADINLAR & ERKEKLER
Kadınlardan hep kaçmış olan Buddha ile onun sağ kolu Ananda konu ile ilgili konuşuyorlar:
-Efendim kadınlara nasıl davranmalıyız?...
“-Onları görmeyin Ananda...”
-Efendim ama eğer görmekten kaçamazsak ne yapalım?...
“-Konuşmayın Ananda...”
-Ama eğer onlar bizimle konuşursa ne yapalım?...
“-İşte o zaman gözünüzü dört açın Ananda...”


YILDIRIM TUNA GÜNLÜĞÜ
Güneşli, harika bir pazar günü öğleden sonra Morris şehir kulübünde keyifle golf oynarken sahaya üzerinde gelinlik, elinde çiçekler, uzun topuklu beyaz ayakkabıları ile genç bir kadın zar zor koşarak girmiş...
Morris‘in karşısında durup “Seni adi, seni aşağılık, utanmaz serseri” diyebilmiş nefes nefese...
“Aa!.. Ne bu şiddet Sherry” diye sakince sormuş adam;
“-Sana ‘Eğer yağmur yağarsa’ dediğimi çok net bir şekilde hatırlıyorum...”


TUZAKTAN KUMANDA
(...SHOW TV - Bir Milyon Canlı Para)
ENGİN ALTAN: Efendim sizi biraz tanıyalım... Evli misiniz bekâr mısınız?...
YARIŞMACI: Bekârım... Bildiğim kadarıyla çocuğum yok...


BİR FİLM DİYALOĞU
(...The Devil’s Advocate filminden)
-Peki ya aşk?...
“-Çok abartılıyor... Biyokimyasal açıdan, çok miktarda çikolata yemekten farksız...”

Söz Market

Adam çok uzun aradan sonra gittiği sinemada biletin 15 lira olduğunu duyunca “Nee” demiş şaşırarak,
“-En son sinemaya gittiğimde ne güzel 2.5 liraydı...”
Gişedeki delikanlı, “Efendim inanın şimdi filmler çok daha güzel” diye nazikçe cevap vermiş;
“-Artık sesli ve renkli!..”

söz der ki
“-Gidene engel olmak için yapılan her hareket, terk edilmeyi
hızlandıracaktır...”
(...Noktasını biraz sertçe koyduğu müthiş S.Ö.Z.leri)

KRAMPON
> Arkansas’taki kuş ölümleri, balıkların toplu intiharı, nehirlerin renk değiştirmesi derken Sabri’nin uzaktan attığı mükemmel golü iyice kafaları karıştırdı!
...
> Arda: Artık FIFA 2011’i “LAN” bağlantısıyla oynamayacağım...
...
> Darülaceze, izdivaç programlarına en çok yaşlı gönderen huzurevi olurken yine birinciliği kimseye kaptırmadı...
...
> NTV’de yayınlanan NBA Stüdyo programından ayrılan Kaan Kural’dan boşalan koltuğa İsmet Badem, Mehmet Baturalp ve Avni Küpeli getirildi...
...
> FIFA Yetkilileri: “Deplasmanda fazla gol atan takımın tur atlamasının mantığını henüz biz de çözebilmiş değiliz...”
...
> Seda Sayan’ın boşanacağı yolunda çıkan söylentiler, müzik piyasasında bir türlü dikiş tutturamamış gençler tarafından coşkuyla karşılandı... (crimson bildirdi...)


TUZAKTAN KUMANDA
(...KANALTÜRK / Telegol)
AHMET ÇAKAR: Sen benimle bu konularda boy ölçüşemezsin Erman, boşuna yorma kendini...
ERMAN TOROĞLU: Ben senin 14 ceddini götürürüm Ahmet...
...
SERHAT ULUEREN: Siz Quaresma’nın sakatlıktan sonra top oynamadığını mı söylüyorsunuz?...
GÖKMEN ÖZDENAK: Sezon başından beri Q7 Q7 diyolar ya... At alttaki çizgiyi... Ne oldu? 07. James Bond. Anladın mı?...


İTİRAF REYONU
(...isim: ahmet okur ... yer: istanbul üniversitesi ...yaş:landık be abi)
Üniversitemizin bahçesinde otururken, bir kız arkadaşımızdan bahsediyorduk...
Kız arkadaşımızın boyu biraz kısa ve zayıf olduğu için onun hakkında ileri geri konuşup, hakkında iğrenç esprilerden yaparken, sevgilisini arkamızda görmemizle başladı rezillik...
Çocuğun, kız arkadaşını alıp giderken bana attığı sert bakışları ömrüm boyunca unutmayacağım...
Ama sonrasında sordurduk kız arkadaşımıza, “Yok fazla kızmadım” demiş... (omer.soztutan@tg.com.tr
itiraf edin, rezil edelim...)


BİR FİLM DİYALOĞU
(...Kate and Leopold filminden)
“-Aşk şimdiye dek denemeye hiç yeltenmediğim bir sıçrayıştır...”

UHB - Uydurma Haber Bülteni
Yunanistan ülkeyi boşaltıyor!
Yunanistan’ın Ülke İflas Riski (yani CDS’leri) bugün piyasalarda 435 baz puana gelince alacaklıları endişe sardı.
Kendilerine olan borcunu ödememek için Yunanistan’ın bu gece toplu olarak gizlice ülkeyi terk etmeye hazırlandığı iddiaları da bu endişelerin üzerine tuz biber ekti.
Ekonomik durumun kötüye gitmesi üzerine ülkenin önde gelenlerinin bir süredir kaçma seçeneği üzerinde durdukları ifade ediliyor.
Toplantılarda bütün ihtimallerin üzerinden tekrar tekrar geçtiklerinden bahseden yetkilinin, “Yok, başka çare kalmadı. Burada kalarak bu işi çözemeyeceğiz. Üstümüze çok geliniyor. Yok battı, yok batıyor... Neyse oturduk, planlarımızı yaptık. Zaten kalabalık değiliz. 10 milyon kişi Avrupa’ya dağılıp kalabalığa karışacağız. Sonra ara ki bulasın bizi. Malsız, mülksüz, oh! Kuşlar gibi. Yeni hayat, yeni macera. Eşya insanı tutsak alıyor kardeşim. Sen ona sahip olduğunu zannederken bir de bakmışsın tersi olmuş. Oh be!” demesi dikkat çekti. (...NGH Bildirdi)

TEMEL’iN YERi
Temel, arkadaşı Dursun’u işe sokarken referans olmuş;
“-Çivi gibidir...”
Bir müddet sonra Dursun hakkında şikâyetler artmış...
Temel;
“-Ben size ‘Çivi gibidir’ derken, ‘kafasına vurmadan hiçbir iş yapmaz’ demek istemiştim...”

HAYATA DAİR
İnsanın büyüklüğü, küçük insana karşı davranışlarıyla belli olur...
Her şeyi bilmek, her şeyi bağışlamaktır...
Gençliğinde oldukça patavatsız olan Benjamin Franklin, sonradan öyle diplomatik davranmaya ve insanlarla iyi ilişkiler kurmaya başladı ki, Fransa’ya büyükelçi olarak atandı...
Bu başarının sırrı neydi?...
“Kimseyi kötülemem” diyordu Franklin;
“Hep iyi yönlerinden bahsederim.”
O yüzden eleştirmeyin, suçlamayın, şikâyet etmeyin...
Gülümseyin...
Gülümsemeye gücü olmayan biri kadar ona ihtiyacı olan yoktur...
Yüzü gülmeyen adam dükkân açmasın...
Gülümseyen insan, her zaman daha iyi satar, daha iyi öğretir, daha iyi yönetir ve daha mutlu çocuklar büyütür... (...Dale Carnegie)

KADINLAR&ERKEKLER

(...”Sevgiliyi Kaybetmenin Etkili Yolları” başlıklı Salih Arvas yorumu)
X Birlikteliğiniz süresince ne çiçek alın, ne de parfüm...
...
X Özel günlerini unutun, unuttuğnuza dair bir mazeret uydurmayın...
...
X O hasta olunca, siz ondan daha çok hasta olun... İnleyin...
...
X Geç kaldığınızda telefon ederse, “Haber vermeyi unuttum” deyin...
...
X Surat asın, eski sevgililerinizi gözleriniz buğulanarak anlatın...
...
X Yaptığı her işi küçümseyin, ağzıyla kuş tutsa, “Kuş çeneye çarpmış” deyin...
...
X İş yerinizdeki bir kız arkadaşa hediye almaya birlikte gitmeyi teklif edin...
...
X Yemek yerken ağzınızı şapırdatın, hatta nota çıkarmaya çalışın...
...
X Bir yere gittiğinizde “Buraya eski kız arkadaşımla gelirdik” falan deyin...

Söz Market

-Sezon başından beri takımdan ayrı atari salonunda çalıştığı öğrenilen Gökhan Zan’a ağır ceza yolda...
...
-Schuster: “Barcelona’nın 2060’ların futbolunu oynaması etik değil...”
...
-Sakatlığından büyük ölçüde kurtulan Guiza, antrenmanlarda kaçırdığı gollerle hocasına “Ben buradayım” mesajı verdi...
-Colin Kazım, Galatasaray ile yaptığı sözleşmede bulunan 15 ihlal maddesinin cezasını peşin ödeyerek yüreklere su serpti...
...
-Trabzonspor’un “basına ve taraftara kapalı antrenmanı”nın WikiLeaks tarafından yayınlanması şehirde gerginliğe yol açtı...



Kadınlar & Erkekler
(...“Kadın soruları” başlıklı “Hüseyin Kılıç” yorumu)
-Kadın ne zaman en mantıklı tavrını takınır?...
“-Uyuduğu zaman...”
...
-Bir kadın mutluluktan ne anlıyor?...
“-Yarım saat 8 saat çarşı gezmek, bir ayakkabı almak...”
...
-Kadınlar neden attan bir fazla gene sahipler?...
“-Hafta sonu çamaşır yıkarken kovadan su içmesinler diye...”
...
-Bir erkeğin neden yakışıklı olması, akıllı olmasına tercih ediliyor?...
“-Kadınlar, düşünme yerine görmeyi daha iyi becerebildiklerinden...”
...
-Mantar ile kadın arasındaki fark nedir?...
“-Mantarın kültürü var...”

TUZAKTAN KUMANDA
(...HABERTÜRK / Şeref Tribünü)
SPİKER: Bunu espri olarak söylemiş olamaz mı?...
OSMAN TANBURACI: Zaten millet olarak espri anlayışımız toriçelli... Yani deniz seviyesinde...


BİR FİLM DİYALOĞU
(...Son Dakika filminden)
“-Birbirimiz için yanlış kişiler olduğumuzu söyleme... Ben şöyle görüyorum... Biz başka hiç kimse için doğru kişiler değiliz...”

bizim ora...
(...Azeri özlü sözler)
Mene varlığımda gıymet vermeyeni yohlugumla terbiye edirem...
...
-Ağzından çıhmamış söz senin gulundur, ağzından çıhan söz ise agandır...
...
-Savaşarken ölenleri gehreman eden ölümleri deyil, ölümlerinin sebebidir...
...
-Çoh danışmag algın azlığına, yalan danışmag iradenin zeyifliyine delalet edir...
...
-Bir insanı tanımag üçün başgalarının onun haggında ne dediyine yoh, onun başgaları haggında dediyine bah...
...
-Düşmenlerinizi bağışlamag böyülükdür amma onları unutmag böyük bir ahmaglıgdır...
...
-Yohusla aşağı getmek asandır, ancag menzere tepeden seyr edilir...


UHB - Uydurma Haber Bülteni
Futbolcunun sır kayboluşu!
Takımdan ayrı düz koşu yapan futbolcu ortadan kayboldu...
3.Lig 1. Kademede mücadele eden Alibeyköy’ün başarılı futbolcusu Mevlüt Bilgin, takımdan ayrı düz koşu yaptığı antrenman sırasında gözden kayboldu.
Tüm aramalara rağmen kendisinden henüz bir haber alınamayan genç stoperin hayatından endişe ediliyor.
Alibeyköy’ün defansında görev yapan Mevlüt Bilgin’in, sakatlığından ötürü uzun zamandır takımdan ayrı düz koşu yaptığı, bu süreç uzadıkça gitgide içine kapandığı, bir süredir takım arkadaşlarıyla irtibatı kestiği ve bir önceki gün yapılan sabah antrenmanında da takım arkadaşları kendi aralarında şakalaşırken ortadan kaybolduğu bildirildi.
Futbolcunun sır kayboluşu üzerine açıklama yapan spor psikolojisi uzmanı Mürsel Seçkin, bu tip vakaların yaşanabileceği konusunda daha önce defalarca uyarılarda bulunduklarını, fakat buna rağmen özellikle futbolda hâlâ sakat futbolcuların takım arkadaşlarından izole edilerek yalnız çalıştırıldığını ve bunun da zaten sakatlanmış olan futbolcuyu bir de ötekileştirerek, depresyona soktuğunu belirtti.
(...Zaytung Bildirdi)


söz der ki
“-Danışmadığın başın omzuna dayanıp ağlama...” (...Eden bulur konulu müthiş S.Ö.Z.leri)


TEMEL’iN YERi
Temel küçük oğlu Dursun’la sinemaya gitmiş...
Filmin ortasında Dursun tuvalete gitmek istediğini söylemiş, Temel de götürmüş...
Dönüşte oturdukları sırayı bulamamışlar... Karanlıkta ilk sıranın başında oturan beye “Affedersiniz, demin çıkarken ayağınıza basmış mıydım” diye sormuş Temel...
Özür dileneceğini düşünen adam “Evet” diye cevap vermiş...
Temel, memnuniyetle çocuğuna dönmüş;
“-Gel Dursun gel... Yerimizi bulduk...”


HAYATA DAİR
Sevdiğim zaman sevgi dışında her şeyi dışlarım...
Sevgim sorumsuzca saçamayacağım değerli bir şeydir çünkü...
Uğrunda fedakârlıkta bulunmaya hazır olmam gereken görevler yükler bana...
Eğer birini seveceksem; bu kişi bunu bir şekilde hak etmeli... Her insan sevgiye layık değildir... (...S.Freud)


İTİRAF REYONU
(...isim: h.kaplan ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi üç)
Geçen gün yanımdaki arkadaşlar, bana eski bir arkadaşımızı aramamı söyledi, aradım...
Fakat “Aradığınız numara kullanılmamaktadır” dendi...
Ben de arkadaşlara dönüp dalgınlıkla “Aaa... Aradığım kişi kullanılmıyormuş” dedim...
Herkes yarıldı tabii...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)

YILDIRIM TUNA GÜNLÜĞÜ
Şövalye bütün gün savaştıktan sonra kan ter içinde şatoya dönmüş...
“Hayrola” diye şaşırarak karşılamış onu Kral...
“Kralım” diye nefes nefese selamlamış onu şövalye;
“-Bütün gün Batı’daki düşmanlarımızın topraklarını, mallarını yağmaladım, şehirlerini, köylerini talan edip yaktım efendim!..”
Kral “N..Ne?” demiş şaşkınlıkla;
“Benim Batı’da hiç düşmanım yok ki?”
Şövalye “Şeyy efendim” demiş hafif başını önüne eğerek,
“Sanırım artık var!..”

Söz Market

söz der ki
“-Hiçbir kadın; gidecek kadar gücü olana ‘Git’ demez...”
(...Çizmeyi
aşarken ettiği, ama yine de müthiş S.Ö.Z.leri)

Krampon...
-Son yıllarda El Clasico’daki ezici Barça üstünlüğünü anlatan belgesel filmin Bilgi Üniversitesi’nde çekileceği açıklandı...
...
-Sergen Yalçın TRT’ye transferinin ardından ilk açıklamasını yaptı: “Burada aman aman bir ortam yok. Stüdyodaki masa en az on yıllık, sandalyeleri tekerlekli değil. Yıldız transferi yapılacağına (burada kendinden bahsediyor) altyapıya önem verilmeliydi”
...
-Galatasaray’da transfer bitmez... Yönetim Necati karşılığı Antalyaspor’a vereceği Serdar Özkan’ın peşine düştü...

Kadınlar & Erkekler
(...”Kadın soruları” başlıklı “Hüseyin Kılıç” yorumu)
-Kadın ne zaman en mantıklı tavrını takınır?...
“-Uyuduğu zaman...”
...
-Bir kadın mutluluktan ne anlıyor?...
“-Yarım saat 8 saat çarşı gezmek, bir ayakkabı almak...”
...
-Kadınlar neden attan bir fazla gene sahipler?...
“-Hafta sonu çamaşır yıkarken kovadan su içmesinler diye...”
...
-Bir erkeğin neden yakışıklı olması, akıllı olmasına tercih ediliyor?...
“-Kadınlar, düşünme yerine görmeyi daha iyi becerebildiklerinden...”
...
-Mantar ile kadın arasındaki fark nedir?...
“-Mantarın kültürü var...”

UHB
Uydurma Haber Bülteni

Yufka açan robot üretildi...
Son yıllarda büyük hız kazanan robot teknolojisinde bir ilk daha gerçekleşti. Türk bilim adamı, yufka açan robot yaptı.
Boyu yaklaşık 1.37 metre, ağırlığı ise 259 kilo olan Oklavayaki, Kayseri’de düzenlenen yöresel lezzetler fuarında tanıtıldı.
Görevine, yufka için gereken tüm malzemeleri karıştırarak başlayan Oklavayaki, hazırladığı hamuru eşit parçalara ayırarak aynı anda 27 adet yufka açabiliyor.
Açtığı yufkaları ve daha önceden hazırladığı içi kullanarak mantı yapabilen robot, mp3 çalma özelliğine de sahip.
Modeli KYS38 olan Oklavayaki, bilim adamı niteliğiyle de tanınan Kayseri merkezli mantı üreticisi Emre Tepegöz tarafından geliştirildi.

TUZAKTAN KUMANDA
(...STAR / İzdivaç)
ZUHAL TOPAL: Bacım gözlerindeki farı ne kadar abartmışsın öyle... Yemyeşil olmuşsun...
EVLENECEK KADIN: Arkadaşlarım çok yakıştığını söyledi, ben de sürdüm...
ZUHAL TOPAL: Abartmışsın, trafik lambası gibi olmuşsun... Seni görünce geçmek istiyorum...

İTİRAF REYONU

(...isim: john rambo ...şehir: abd ...yaş: kırk)
Benzetmelerim:
Winnie The Pooh’daki Piglet’i 40 yaşıma kadar tavşana benzettim...
Pazarda birisini anneme benzettim ve “Merhaba anne. Sen burada ne arıyorsun” dedim... (Üstelik anneme benzettiğim kişi erkekti)...
...
Şanssızlıklarım:
Hayatımda bir kişiye âşık oldum ve o da patronumun kızı çıktı.
Bir bilgisayar alayım dedim o da bozuk çıktı.
Halı saha maçı yaptık bana forma yetmedi.
Böyle hayattan bıkılmaz mı?
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)

BİR FİLM DİYALOĞU
(...Kral ve Ben filminden)
“-O düşlerde sana âşıktım, bu yüzden şimdi senin tarafından sevilmenin nasıl bir şey olduğunu bili-yorum. Senin tarafından sevilmeyi çok seveceğim.”

TEMEL’iN YERi
Fadime ve komşu kadın Temel’i başka bir kadınla yemek yerken görmüş...
Kadın, bir süre sonra Fadime’ye çıkışmış;
“Sen” demiş, “Sen kocanı bir başka kadınla o şekilde yakalıyorsun ve o kadının saçlarını yolmuyorsun... Neden?...”
“Bekliyorum” diye cevap vermiş Fadime...
-Bek... Bekliyor musun?... İyi ama neyi?...
“-O meymenetsizin daha ufak tefek biriyle çıkmasını...”

HAYATA DAİR
Kızılderililerin şöyle bir deyişi vardır:
“-Bir insanı yargılamadan önce gökte üç ay eskiyinceye dek onun makosenleriyle yürü...”
Dışarıdan bakınca pek çok hayat yanlış, mantıksız, delice görünebilir...
Dışarıda kaldığın sürece insanları ve ilişkileri yanlış yargılayabilirsin...
Yalnızca içinden, yalnızca gökte üç ay değişene dek onun makosenleri içinde yürüyerek; dürtüler, duygular, insanı farklı davranmaya yönelten nedenler anlaşılabilir...
Anlayış, bilgiçliğin kibriyle değil, alçakgönüllülükle doğar... (...Anonim)

YILDIRIM TUNA GÜNLÜĞÜ

Vahşi Batı’da bir kalenin saldırıya uğramasını beklerlerken kale komutanı en güvendiği yerli iz sürücüyü kalenin avlusuna getirtmiş;
“Senden şimdi 30 yıllık tecrübeni kullanıp ne tür bir kuvvetle karşı karşıya olabileceğimizi tahmin etmeni istiyorum” demiş,
“Aman sakın gafil avlanmayalım, biteriz.”
Yerli dizlerini, ellerinin içini daha sonra da kulağını yere yapıştırmış,
“Offf, büyük bir savaşçı grubu” demiş.
“En az 300 savaşçı var, 4 kabile reisi, 2’si beyaz, 2’si de siyah ata binmiş, büyücüleri de aralarında.”
Komutan “Sallıyorsun” diye karşılık vermiş, “Bütün bunları kulağını yere dayayıp da mı anladın?”
Yerli “Yok” demiş,
“Eğilirseniz ana kapının altından anlattıklarımın hepsi çok rahat görünüyor!..”

Söz Market

(..“Kadın gerçekleri” başlıklı “Şeyma Nur” yorumu)
> Sular kesik olduğunda yarım açık bir musluğu kapatabilecek kadın sayısı çok azdır... > Erkekler, kapı kilidi ters istikamete dönen bir kapıyla karşılaştıklarında kapıyı açmadan önce hep kilitlerler... > Kadınlar sizi sürekli eleştirirler, kendinizi suçlu hissedebilmeniz konusunda müthiş beceriklidirler... > Bir araya geldiklerinde konuştukları tek konu erkeklerdir... > Eğer erkeklerden konuşmuyorlarsa, aralarında bulunmayan başka bir kadını çekiştirirler.


KRAMPON
Galatasaray, Jo ve Misimoviç’ten boşalan “Disiplinsiz davranışları nedeniyle kadro dışı bırakılacak oyuncu” kontenjanını Colin Kazım’la doldurdu...
...
Kazım transferine kariyer hedefleri doğrultusunda karar verdiğini söyledi:
“Türkiye Kupası’nı istiyorum...”
...
Galatasaray’dan bir transfer bombası daha: Haydar Dümen!
Yönetim, yeni transfer Kazım’ın sakatlanma riskine karşı Haydar Dümen’le anlaştı!
...
Vivident’ten 12 milyon dolarlık göğüs reklamı teklifi alan Galatasaray yönetiminde arbede çıktı... Az sonra...


söz der ki
“-Ne olduğun önemli değil, olduğunu kabul et yeter...”
(...Zaman zaman göndermeler de yaptığı müthiş S.Ö.Z.leri)

TEMEL’iN YERi
Temel‘in sekreteri Facebook’tan sevgilisiyle yazışıyormuş...
Temel de oradan bir şeylerle uğraşıyormuş gibi yaparak yazılanları okumaya çalışıyormuş...
Kız son satırlara şunları yazmış;
“-Sevgilim şu anda meraklı patron yazdıklarımı okuduğu için sonra devam edelim...”
Temel atılmış;
“-Hiç de değil... Ben ne yazdığını okumuyorum...”


HAYATA DAİR
Şunu unutma ki, düşünceni değiştirmek ve senin yanlışlarını düzelten birisinin söylediklerine uymak özgürlüğünden taviz vermek anlamına gelmez...
Çünkü bu değişiklik, senin iradenle olmuştur, kendi arzuna, değerlendirmene ve anlayışına uygun olarak yapılmıştır...
Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey, içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır...
(...M.Aurelius)

YILDIRIM TUNA GÜNLÜĞÜ
Adam evin birinin önünde “Satılık konuşan köpek” ilanını görünce çalmış kapının zilini, ev sahibi köpeği arka bahçede görebileceğini söylemiş.
Adam dolanmış arkaya, bir bakmış köpek orada oturmakta.
Köpek ona dönüp “Konuşabildiğimi çok küçük yaşta keşfettim” diye öyküsüne başlamış:
“Hükümete başvurdum, beni gizli servise aldılar, ülke ülke gezdirdiler. Bakanları, devlet başkanlarını, vergi kaçıran iş adamlarını, soygun planlayan gangsterleri dinleyip konuşulanları üstlerime anlatıyordum. Kimse benden şüphelenmiyordu. Bir sürü madalyam var, şimdi emekli oldum satıyorlar beni işte.”
Duyduklarına inanamayan adam tekrar kapıya koşup köpeğin kaça satıldığını sorup, “10 dolar” cevabını alınca iyice afallamış:
“-B..Bu köpek 10 dolar. Neden bu kadar ucuza satıyorsunuz?...”
Köpeği satan, “Çünkü o it oğlu it yalancının teki” demiş sinirden titreyerek,
“-Gizli servis görevleri, madalyalar falan hep palavra, devamlı yalan söylüyor, yarın gel bak bambaşka şeyler sallayacak...”


BİR FİLM DİYALOĞU
(...Ahmaklar Acele Eder filminden)
“Aşka tamamen teslim olana dek onun ne olduğunu asla bilemeyeceksin...”

TUZAKTAN KUMANDA
ENGİN ALTAN: Kazanırsanız ne yapacaksınız?..
YARIŞMACI: Küba’ya gidip Fidel Castro ile yemek yiyeceğim...
ENGİN ALTAN: Hımm... Öyle bir isteğiniz var?..

YARIŞMACI: Evet...
ENGİN ALTAN: Nasıl bari Castro?..
YARIŞMACI: İyi iyi... Spor yapıyor... Sağlığına dikkat ediyor...

İTİRAF REYONU
(...isim: m.ali.taşdelen ...şehir:istanbul ...yaş: kırk üç)
Nazlıcan bir şey almak üzere dükkana henüz girmişti ki daha istediğini söyleyemeden evlerinin balkonundan annesi seslendi...
Anne: Nazlıcaaaan... (Balkonun altına kadar giderek)
Nazlıcan: Efendim anne...
Anne: Aldın mı kızım?...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)

UHB - Uydurma Haber Bülteni
Ezel ve Lost birleşiyor!
Türk ekranlarının en sevilen dizisi Ezel’le Türk internetinin en çok download edilen ve izlemeyenlerine ikinci sınıf insan muamelesi yapılan dizisi Lost birleşiyor. Dün akşam bir kokoreççide, kokoreç yiyen yapımcılar ani bir şekilde verilen birleşme kararının ardından bol bol flashback yaşanılan bir basın toplantısı düzenledi.
Yeni senaryoda Eyşan ve Sawyer arasında yakınlaşma olacak. Kenarlarını Ömer’in, Ezel’in ve Cengiz’in oluşturduğu aşk üçgeninden bunalan Eyşan, evinin havuzunda yüzerken gider deliğinin çekimine kapılıp okyanuslar boyunca ilerleyerek Lost adasına ulaşacak.
Bir balina misali sahile vuracak olan Eyşan’ı kurtaran Sawyer ile Eyşan arasında bir elektriklenme olacak. Tüm bu olanları arada adayı kolaçan etmeye giden Ramiz Dayı’nın adamları Ezel’e söyleyecek ve Ezel de Şile sahilinden bir botla açılarak Lost adasına gidecek. (...Kaynak: NGH)

Söz Market

Üç arkadaş golf oynarlarken 3. deliğin önüne gelmişler...
“Aman Allahım, yine o delik” demiş birisi...
“Ne o?” demiş arkadaşları “Bu deliğin kötü bir anısı mı var sende?”
“Ne kötüsü, korkunç!” demiş adam;
“Üç sene önce karım Alice bu noktada kalp krizi geçirip öldü.... Daha sonra bir topa vur, bir Alice’i sürükle... Bir topa vur, bir Alice’i sürükle... Kulüp binasına kadar neler çektim anlatamam...!”

KRAMPON
-Ezeli rakipler arasında dostluk rüzgarları... Sarı Kanarya’nın Caner Erkin jestine Cimbom’dan cevap gecikmedi: Colin Kazım Galatasaray’da!
...
-Colin Kazım’dan içkiyi ve sigarayı hayatında hiç kullanmadığı demecini hatırlatan basın mensuplarına sert tepki: “O gün çok alkollüydüm”...
...
Galatasaray Kulübü Muhasebe Müdürlüğü: “Cristiano Ronaldo yerine Kazım’ı alarak 95 milyon euro kâr yaptık”...

...
Hagi, disiplinsiz hareketlerinden dolayı yeni transfer Colin Kazım’dan kendine kulüp (gece) bulmasını istedi...
...
Adnan Polat: “Cristian Baroni ve Yusuf Şimşek’i alıp transferi kapatacağız”...
...
Colin Kazım: “Eğlence hayatımı 1 sene de Galatasaray’da devam ettirdikten sonra futbolu bırakacağım”...


TUZAKTAN KUMANDA
(...FLASH HABER - Yılbaşı Kutlamaları)

MUHABİR: Amca büyük ikramiye sana çıkarsa yapmak istediğin ilk şey nedir?...
YAŞLI AMCA: Valla 40 tane avrat alacağım...
MUHABİR (Şaşkın): Evet sevgili seyirciler, amcanın hayali düğün... Evet düğün...

BİR FİLM DİYALOĞU
(...Anna ve Kral filminden)
“-Eğer aşk bir seçenek olsaydı bu kadar keskin bir acıyı kim seçerdi?...”

UHB - Uydurma Haber Bülteni
Google’dan sınırlama!
İnternetin en ünlü arama motoru Google, kullanıcılarının hayatlarında karşılaştıkları bütün sorunları kendilerine sormalarından şikayetçi. İnternet devi Google’ın Halkla İlişkiler Müdürü J. J. Okacha düzenledikleri basın toplantısında gazetecilere “Arama motorumuz dünyanın her yerinden milyonlarca insan tarafından takip ediliyor. Ama ona yüklenen sorumluluk çok fazla” diye konuştu.
Bir çok kullanıcının yaşamla ilgili bir çok spesifik bilgiyi Google’a sorduğunu söyleyen Okacha; “Varlık evhamı çeken filozoflarımızın bu sıkıntılarını anlamakla birlikte yazılan anahtar kelimeleri siteler üzerinden aramaktan ibaret olan arama motoru bu soruya cevap veremiyor” dedi.
Google’ın yalnızca kayıt altına aldığı internet veritabanı üzerinden arama yapabildiğini belirten Okacha, bu yüzden gerçek ortamda kaybolan kumanda, cep telefonu veya yüzük gibi şeyleri Google’ın bulamayacağını söyledi. Aynı zamanda “koca” yazıp arayan umutsuz ev kadınlarının da şirketçe durumuna çok üzüldüklerini belirten Okacha, “şirket olarak bunun çözümü için Facebook’u öneriyoruz” dedi.

İTİRAF REYONU
(...isim: murat güney ...şehir: bilinmiyor ...yaş: yirmialtı)
Eğer rezil olmak istemiyorsanız;
Çiğ köfte yedikten sonra sakın kaşınan gözünüze parmak sokmayın...
Hele ki bir gün önce arkadaşın biber doğradıktan sonra eliyle gözünü kaşıdı diye gülmüşseniz, çok komik duruma düşebilirsiniz...
Ben düştüm mesela... (omer.soztutan@tg.com.tritiraf edin, rezil edelim...)


söz der ki
“-İşler iyi giderken herkes dürüst olabilir... Asıl erdem, işler kötüleşince de dürüst kalabilmektir...”
(...”Bari ben de edeyim” diyen Fahri Köken müthiş S.Ö.Z.leri)

TEMEL’iN YERi

DOKTOR TEMEL: Bir iyi bir kötü haberim var...
BABA ADAYI DURSUN: Önce iyi haber...
DOKTOR TEMEL: Bir çocuğunuz oldu ama sadece bir gözden ibaret...
BABA ADAYI DURSUN: Kötü haber?...
DOKTOR TEMEL: Göz kör...

HAYATA DAİR
Her yıldızın kendi yörüngesi vardır, ve onunla en yakın komşusu arasında yalnız güçlü bir çekim değil, erişilmez bir uzaklık da bulunur...
Çekimin gücü uzaklığa oranla artarsa, iki yıldız kucaklaşamayıp çarpışır ve yok olurlar...
Bizim de onlar gibi yörüngelerimiz var, ve acıklı bir çarpışmayı önleyebilmek için, aramıza erişilmez bir uzaklık koymamız gerekir...
Saygılı davranmanın tüm sırrı birbirinden yeterince uzak durabilmektedir; saygının bulunmadığı toplumda yaşam ne çekilebilir, ne de sürdürülebilir...
(...Bernard Shaw)

KADINLAR&ERKEKLER
(...”Erkeklerin yuttuğu yalanlar” Nedim Akay’dan)
-Annen çok şeker iyi niyetli bir kadın...
...
-Kız arkadaşın çok hanım hanımcık bir kızmış evladım...
...
-Hayatımda senin gibi bir adam tanımadım...
...
-Hep aklımdaydı, arayamadım bir türlü...
...
-Ben burada sabahtan beri ağlıyorum biliyor musun?...
...
-Şu aralar duygusal bir ilişkiye hazır değilim...
...
-Senin arkadaşlığın benim için daha önemli...
...
-Uyuyakalmışım, duymadım telefonun sesini...
...
-Bu sene kesin şampiyonuz...

4 Ocak 2011 Salı

Söz Market - 5 Ocak 2011

Bizim Ora
(...Azeri özlü sözler)
Mene varlığımda gıymet vermeyeni yohlugumla terbiye edirem...
...
-Ağzından çıhmamış söz senin gulundur, ağzından çıhan söz ise agandır...
...
-Savaşarken ölenleri gehreman eden ölümleri deyil, ölümlerinin sebebidir...
...
-Çoh danışmag algın azlığına, yalan danışmag iradenin zeyifliyine delalet edir...
-Bir insanı tanımag üçün başgalarının onun haggında ne dediyine yoh, onun başgaları haggında dediyine bah...
...
-Düşmenlerinizi bağışlamag böyülükdür amma onları unutmag böyük bir ahmaglıgdır...
...
-Yohusla aşağı getmek asandır, ancag menzere tepeden seyr edilir...
...
-Meymundan insana dönenleri yohdur, amma insandan meymuna dönenler çohdur...

söz der ki
“-Bütün büyük eserlerin arkasında, büyük sıkıntılar vardır...” (...Sadece günü kurtarmaya yönelik müthiş S.Ö.Z.leri)


BİZİMKİLER
Bacak bacak üstüne atmış birini görünce Yusuf Abi gülmeye başladı...
“Ne oldu” diye sorduk anlattı:
“-Abim on beş yaşına girince geçmiş babamın karşına, bacak bacak üstüne atıp oturmuş... Muhtırayı vermiş: Baba sen on üç yaşında evlendin... Ben şimdi on beş oldum. Niye hâlâ beni evlendirmiyorsun? İki senedir hakkımı yiyorsun...”


KRAMPON
> Eleştirilere sahada cevap vereceğini söyleyen futbolcunun İnönü Stadı’ndaki basın toplantısını 32 bin kişi izledi...
...
> Necati Ateş’i yuvaya geri kazandırarak büyük sükse yapan Adnan Sezgin, Hagi’yi de sezon sonuna kadar kiralamak için Galatasaray kulübü ile masaya oturmaya hazırlanıyor...
...
> Futbol Federasyonu, Sabrosa Simao, Manuel Fernandes ve Hugo Almeida’nın Türkiye’ye gelişlerinde havaalanında çıkan olaylar nedeni ile Beşiktaş kulübüne 2 transfer seyircisiz karşılama cezası verdi... (...Erisev Bildirdi)


TEMEL’iN YERi
Temel deniz kenarında balık tutuyormuş diğer insanlarla...
Oltasını atmış, beklemiş ve kocaman bir balık çekmiş...
Balığı almış eline, nazikçe çıkarmış iğneyi balığın ağzından, şöyle bir balığa iyice bakmış ve denize atmış...
Ondan başka kimse balık yakalayamıyormuş...
Temel tekrar oltasını atmış daha kocaman bir balık, tekrar balığın ağzından iğneyi nazikçe çıkarmış ve balığa şöyle bir etraflıca bakmış ve tekrar denize atmış..
Her seferinde daha kocaman balıklar yakalamış yine etraflıca baktıktan sonra balıkları denize...
Yanında balık tutanlar artık dayanamamışlar ve Temel‘in yanına gelmişler;
“-Amcacığım ne yapıyorsun sen” demişler,
“-Biz saatlerdir buradayız tek bir balık bile yakalayamadık... Sen ise kocaman kocaman balıkları denize atıyorsun...”
Temel, dönmüş kalabalığa ve şöyle demiş;
“-Çünkü benim tavam küçük...”


İTİRAF REYONU
(...isim: enes ...şehir: bilinmiyor ...yaş: on altı)
Aslında rezil olmak; “Açık büfe”nin ne olduğunu bilmeyip açık büfeye giderek kişi başı
15 TL ödeyip tabağa sadece domates, peynir ve zeytin almaktır...
(omer.soztutan@tg.com.tr
itiraf edin, rezil edelim...)


Yıldırım Tuna Günlüğü
Savaş sırasında parlamentoda basına kapalı oturum yapılmış...
Son durumla ilgili açıklamalar yapan Milli Savunma Bakanı’na vekiller “Düşmanın kaç askeri var?” diye sormuşlar.
“1.5 milyon askeri var” diye cevap vermiş Bakan.
“Yahu bu çok fazla” demişler, “Nereden biliyorsunuz?...”
Bakan, “Bence de fazla ama” demiş,
“-Ne zaman generallerimiz savaş kaybetse yenilginin nedenini sorduğumda ‘Düşman bizden 3 kat fazlaydı efendim’ diyorlar... Ee bizim de 500 bin askerimiz olduğuna göre, kabaca bir hesap yapacak olursak...”


HAYATA DAİR...
Hayatının sevgiyle dolu olmasını istemeyen tek insan çıkacağını sanmam...
O halde, bunu gerçekleştirmek üzere ilk çabayı bizim göstermemiz gerekir...
İstediğimiz sevgiyi bize başkalarının sağlamasını beklemektense, kendimiz bir sevgi kaynağı olmalıyız...
Derler ki: “İki nokta arasındaki en kısa mesafe, niyettir...”
Sevgi dolu bir hayata kavuşmak için bu deyiş son derece doğrudur...
Sevgi dolu bir hayatın başlangıç noktası, ya da temeli, önce bir sevgi kaynağı olma isteği ve kararlılığıdır...
Ne kadar çok sevgi gösterirseniz, o kadar çok sevgi görürsünüz...
Sevecen bir insan olmak sizin elinizdeyken, sevilen bir insan olmak, sizin denetiminizde değildir...
O halde sevgi göstermeye ağırlık verirseniz, hayatınızın fazlasıyla sevgi dolduğunu göreceksiniz...
Çok geçmeden de dünyanın en büyük sırlarından birini keşfedersiniz:
Sevginin ödülü, kendisidir...
(...Dr.Richard Carlson)

BİR FİLM DİYALOĞU
(...Ateşli Piliç’ filminden)
“-Kalbimin aynı zamanda hem daha hızlı hem de daha yavaş atmasını sağlayabilecek tek kişi sensin...”

Söz Market - 4 Ocak 2011

Bizimkiler
Serdar “İyi akşamlar” deyip çıkan Bilgehan’ı uğurladıktan sonra cep telefonunu masada unuttuğunu fark edip hemen telefona sarıldı... Cepten arayıp, telefonunu serviste unuttuğunu söyleyecek...
Ömer Abi‘nin “Bilgehan’ın telefonu çalıyor” demesi üzerine “Açma abi... Cepten arıyorum, gelip kendisi bakar” demesi...
Konuşmanın “Hay Allah, ben arıyormuşum” diye son bulması...


TEMEL’iN YERi
Aldatıldığını düşünen Fadime, Temel’i nihayet uzun bir takip sonucu enselemiş...
Eve girdiğinde kocasını bir kadınla
yakalayınca çantasından silahını çıkarmış kendi kafasına dayamış...
Temel bu intihar girişimini dehşetle seyrederken, “Dur yapma” diye birden fırlamış...
Fadime tehditkâr bir şekilde konuşmuş;
“-Kes sesini... Sıra sana da gelecek...”


SÖZ’ün gelimi...
Harvard’da Neler Okutulmaz ?
Hepsi okutulur da...
Sofra adabı okutulmaz...
O sofrada ana baba çocuk bir arada “Aile Birliği” okutulmaz...
Yemeğe başlarken büyüklerini beklemek, uzanmadan önündeki ile yetinmek.
Yenene, yiyenlere, yiyemeyenlere saygı duymak...
Bir olmak, birlik olmak okutulmaz. Yaşananların, beğenilerin-beğenilmeyenlerin, aktarımında kullanılan dil-ses tonu, sivriliklerin ilk törpülenişi okutulmaz.
Çocukların abartılarının ölçüsünce hoş görülmesi...
Doğruyu bulabilme yol yordam ve çabası...
Anadan alınamayan iznin, babadan alınmasının imkânsızlığı...
Değişene kadar kurala uyulması... Zorlayan kuralların tartışılması ve tartışmanın kuralları...
Veri varsa yoruma gerek kalmaması, yoksa doğrunun kıyasla bulunabilmesinin temeli ve ilk adımları “sevgi” ile yoğurarak, “güven” ile doğruya davet ederek, okutulmaz.
Çocuklarımızı önce evimizdeki Harvard’tan mezun etmeliyiz.
Bunca bilgi ve görgü kirliliğinde, kimlik ve kişiliklerin korunabilmesi ancak evdeki Harvard ile mümkündür.
(...DI.Haluk Işındağ’ın daveti)

söz der ki
“-Mutluluk, çekilen acıların kumbarasıdır...” (...Üffff... Müthiş S.Ö.Z.leri)


Tuzaktan Kumanda
(...FLASH TV - Aradakiler)
YALÇIN ÇAKIR: Emin misiniz plazmadaki kişinin babanız olduğuna?...
TELEFONDAKİ BAYAN: Evet Yalçın Bey, şu anda elim ayağım titriyor...
YALÇIN ÇAKIR: Peki size bazı sorularım olacak. Babanız tam olarak ne zaman kayboldu ve nerede oturuyorsunuz?...
TELEFONDAKİ BAYAN: Yaklaşık bir sene önce, İstanbul’da oturuyoruz...
YALÇIN ÇAKIR: Ceset Ankara’da denizden çıkartıldı...


Hayata dair...
Kimseler bilemez beni,
senin bildiğin kadar...
...
İçinde yan yana uyuduğumuz,
gözlerin,
benim insan parıltılarıma,
dünyanın gecelerinden daha iyi bir gelecek hazırladı...
...
İçinde uçtuğum gözlerin,
yolların gidişine,
dünyanın dışında bir anlam verdi...
...
Bize belirtilenler,
gözlerindeki sonsuz yalnızlığımızı,
artık kendilerini sandıkları gibi değiller...
...
Kimseler bilemez seni,
benim seni bildiğim kadar...
(...Paul Eluard)

UHB - Uydurma Haber Bülteni
Ferhat Göçer ve kulaklığı yollarını ayırıyor...
Yıllardır birlikte aynı sahneyi paylaşan ve müzik dünyasında ayrılmaz bir ikili olarak görülen Ferhat Göçer ve kulaklığı arasında bugünlerde soğuk rüzgârlar esiyor.
Bir süredir araları bozuk olan ikilinin yollarını ayırmak üzere olduğu yolundaki söylentiler kulaktan kulağa yayılırken, konuyla ilgili ilk açıklama bu sabah Ferhat Göçer cephesinden geldi.
Bugüne kadar kulaklığıyla arasında herhangi bir problem olmadığını söyleyen ve ayrılık söylentilerini ısrarla yalanlayan ünlü sanatçı, son olarak dün gece Manisa’da verdiği konser sonrası ilk kez iddiaları doğrulayarak, yıllardır gerek televizyon programlarında, gerekse konser ve klip görüntülerinde kendisiyle aynı kareyi paylaşan kulaklığından, önümüzdeki günlerde cerrahi bir operasyonla ayrılacağını açıkladı.
Konser sonrası düzenlenen basın toplantısında, ayrılık kararını kendisinin aldığını belirten başarılı sanatçı, “Giderek ağırlaşan bu yükü artık taşımak istemediğime karar verdim, sanıyorum herkes için de en doğrusu bu oldu” diyerek samimi açıklamalarda bulundu.
(...Zaytung Bildirdi)


Krampon...
-West HAM-FulHAM maçının ardından yapılan geleneksel “HAM yaptı” esprilerine FIFA “Dur” dedi. Alınan kararlara göre “Ham yaptı” diye başlık atan gazeteciye 3 aydan 6 aya kadar spor sahalarına giriş yasağı getirilecek...
...
Olağanüstü toplanan TFF, Süper Lig takımları için “Menajerlik yapmayan oyuncu” kotası getirme kararı aldı...
...
Geçtiğimiz günlerde Fizy isimli müzik paylaşım sitesi ile telif problemi nedeniyle mahkemelik olan Müyap, İnönü stadındaki maçlarda söylenen şarkılardan da telif talep etti.
...
Gökhan Zan ve Serdar Özkan’dan sonra Tabata’nın da Beşiktaş’tan ayrılık sinyali vermesi sarı-kırmızılı taraftarlarda tedirginlik oluşturdu.

BİR FİLM DİYALOĞU
(...A Lot Like Love filminden)
“-Açıkçası, eğer aptal gibi görünmeyi göze alamıyorsan, âşık olmayı hak etmiyorsundur...”

Söz Market - 3 Ocak 2011

Krampon
-Galatasaray’da istifa edecek kimsenin kalmaması yönetimi kara kara düşündürüyor...
...
-Sabri’yi transfer etmek isteyen Juve, İtalya Futbol Federasyonu tarafından tedbirli olarak küme düşürüldü...
...
-Galatasaray tam kadro Türk Telekom Arena Stadı’nı dolaştı, Gökhan Zan’ın omzu geziye katılmadı...
...
-Galatasaray, Messi’yi 1 aylığına kiralamak üzere harekete geçti...


YILDIRIM TUNA GÜNLÜĞÜ
Uçakta bütün hostesler önde oturan yaşlı çiftin 50’nci evlilik yıl dönümü olduğunu öğrenince çiftin etrafına üşüşmüşler... Tebrik edip neler hissettiklerini öğrenmek istemişler...
“İnanır mısınız kızlar sanki tam 5 dakika gibiydi” demiş yaşlı adam...
Hostesler, “Tam ne kadar ince bir düşünce” derken adam pencereden dışarı mutlulukla bakan karısını yan gözle takip ederek kızlara eğilmiş ve fısıldamış:
“-Suyun altında geçen bir beş dakika!..”


İTİRAF REYONU
(...isim: yeter ergün ...şehir: bilinmiyor ...yaş: hiç bilinmiyor)
Benim itirafım tüm üniversite yılları boyunca ev arkadaşım olan Suzan için.
Bir alt sınıfın yıl sonu balosuna katıldığımız gece tüm sınıf fertlerinin ortasında ve oyun pistinde uzun ve gür saçlarını savurarak benimle o an kabaran saçlarım için dalga geçip, kendisinden öç alma hissi uyandıran arkadaşım... İtiraf ediyorum ki;
Bir yıl boyunca çektiğin kellik ve saç dökülme problemlerinin sebebi şampuanının içine katmış olduğum ve her ay düzenli olarak tekrarladığım tüy dökücü kremdi...
Oh sonunda söyledim ve rahatladım... (omer.soztutan@tg.com.tr
itiraf edin, rezil edelim...)

BİR FİLM DİYALOĞU
HITCH
“-Ne olursa olsun, ne zaman ve kim olursa olsun... Her erkeğin, her kadının aklını başından
alma şansı vardır...”

BİZİM ORA
Erzurum Lisesi’nde, Erzurumlu Öğretmen ile Erzurumlu öğrencinin muhabbetini duymuşsunuzdur...
“Dr. Yılmaz Cebecioğlu” ağabeyimiz; fıkranın yeni versiyonunu piyasaya sürdü;
Erzurumlu Öğretmen, Erzurumlu öğrenciyi sözlüye kaldırmış;
-Arhadaçi...
“-Buyur hocam neçi?...”
-Adın neçi?...
“-Mehmet Zeçi...”
-Numaran neçi?...
“-İçiyüz içi...”
-Memleçetin nereçi?...
“-Erzürümün içi...”
-Soriyi bilirmisen peçi?...
“-Hocam sori neçi?...”
-Erzürümün nüfüsi neçi?
“-Hocam bilmemçi...”
-Eleyse otur içi.
“-Hocam neyettimçi?...”


HAYATA DAİR
Sabaha karşı ve akşam vakti zevk almak ya da acı duymak için okuyabileceğin bir yazı istiyorsan, güneşin altın gibi parlatıp ayın gümüşe dönüştüreceği harflerle şunu yaz evinin duvarına:
“Başkasının başına gelen her şey, senin başına da gelebilir...”
(...Oscar Wilde)


TEMEL’iN YERi
Dükkân açılışı yapan adam; gelen çiçeğin üzerindeki, “Üzüntünüzü paylaşıyorum” notuna anlam vermeye çalışırken, tam o sırada çiçeği getiren Temel aramış...
“-Çok özür dilerim efendim... Size gönderilen çiçeğinize yanlış kart takmışız...”
“Önemli değil” demiş adam, “Bu tip yanlışlıklar hep olabilir iş hayatında...”
“Ama efendim” demiş çiçekçi Temel,
“-Sizin kart da bir cenazeye gitmiş, ‘Yeni yeriniz hayırlı olsun’ diye...”


TUZAKTAN KUMANDA
(...HABERTÜRK / Tarihin Arka Odası)

ERHAN AFYONCU: Kolbastıya benziyor sanki?...
PELİN BATU: Kolbastı ne?... Nasıl bir şey?...

ERHAN AFYONCU: Kolbastıyı bilmiyor musun?...
PELİN BATU: Bilek güreşi gibi bir şey mi?...

söz der ki
“-Tarihi, ‘bitti’ dedikten sonra başlayanlar yazmıştır...”
(...Gençlere umut aşılarken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)

UHB - Uydurma Haber Bülteni
ADNAN Polat’tan taraftara sesleniş!
Başkan Adnan Polat, basketbolda G.Saray’ın F.Bahçe’yi 67-56 yendiği maçtan sonra çarpıcı açıklamalarda bulundu. Adnan Polat’ın “Taraftara Sesleniş” konuşması şöyle:
“Sevgili Galatasaraylı kardeşlerim, 2011 yılına girdik. 2011’in soldan 2 rakamını silin. Ne kaldı 11. Sahaya kaç oyuncu çıkıyoruz? 11. Basketbolda takımımız Fenerbahçe’yi nasıl mağlup etti? 67-56 yendi. 67’den 56’yı çıkart, 11. Ve işte Galatasaray’ın yeni yılda FIFA’lık olacağı yabancı oyuncu sayısı!.. Yeni stadımıza kavuşacağımız bu yılda bu rakamlar tesadüf olamaz...
Burada her taraftarıma görev düşüyor. Facebook’a üye olup Galatasaraylı olmayan ilkokuldan 2 arkadaşını Galatasaraylı yapacaksın. Ortaokuldan 2 arkadaşını bulacaksın. Mahalleden delikanlı olması kaydıyla 1 arkadaşını bulacaksın. Toplayın 8. 20 milyon Galatasaraylıyız. 8’le çarpsan 200 milyon taraftar eder. İstersek iktidar, pardon lig lideri bile oluruz.”
Adnan Polat’ın “10 milyon ile 8 çarpılınca 120 milyon etmiyor” diye soran bir muhabire “Ronaldinho’yu almayarak 40 milyon kâr ettik, aradaki farka sayarsın” dediği öğrenildi. (...Viceversa Bildirdi)

Söz Market - 2 Ocak 2011

Bizimkiler
Serdar “İyi akşamlar” deyip çıkan Bilgehan’ı uğurladıktan sonra cep telefonunu masada unuttuğunu fark edip hemen telefona sarıldı...
Cepten arayıp, telefonunu serviste unuttuğunu söyleyecek...
Ömer Abi‘nin “Bilgehan’ın telefonu çalıyor” demesi üzerine “Açma abi... Cepten arıyorum, gelip kendisi bakar” demesi...
Konuşmanın “Hay Allah, ben arıyormuşum” diye son bulması...


TUZAKTAN KUMANDA
(...BLOOMBERG / Kelime Oyunu)
İHSAN VAROL: 16 Mayıs 2010 tarihinde “Hevesi kursağında kalmak” deyimini tüm Türkiye ile paylaşan spor kulübü?...
YARIŞMACI: Fenerbahçe... Hatta saha içinde timsah sevinci yapmışlardı...
İHSAN VAROL: Tamam, oralara fazla girmeyelim...


KRAMPON
-FIFA futbolda orta saha defans bütünleşmesini kaldırdı, TRT Ömer Üründül’ün işine son verdi.
...
-Ligin son yarısına girilirken Fenerbahçe yeni anonsçu arayışına Brezilya’da devam ediyor...
...
-UEFA, GS taraftarlarının UEFA ve Süper Kupa ile ilgili sevinme süresinin 1 Eylül 2011’de dolacağını açıkladı.
...
-TFF yeni yabancı kontenjanı formülü için Devlet Bahçeli ile prensipte anlaşıldığını duyurdu.
...
-Fenerbahçe yedek kulübesinin koltuklarını Semih’in eşi seçecek..


İTİRAF REYONU
(...isim: no name ...şehir: bilinmiyor ...yaş: hiç bilinmiyor)
Yaprak Dökümü’nün final bölümü yayınlanmaktadır siz de izlememektesinizdir...
Yan odadaki tv’den bağırış çağırış sesleri duyarsınız... Merak edip bakmaya gidersiniz.
Olayı tam olarak kavrayamayıp odada bulunan babaanneye sorarsınız...
Ondan da ferahlatan açıklama gelir:
“-Yaprak dede öldü...”
Öyle bakmayın; yaşayınca komik oluyor...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)


BİR FİLM DİYALOĞU
(...Die Hard filminden)
“-İnsan birisi yüzünden değil, birisiyle birlikte yaşlanmalı...”

UHB - Uydurma Haber Bülteni
Güzel sanatlar rağbet görmedi
Son yıllarda birçok üniversite öğrencisinin “Ya aslında ben Güzel Sanatlar Fakültesi’ne girmek istiyordum da ailem izin vermedi” şeklindeki serzenişlerine kulak veren YÖK’ün, 2009-2010 öğretim dönemine mahsus olmak üzere tanıdığı Güzel Sanatlar Fakültesi’ne geçiş hakkı üniversitelilerden beklenen ilgiyi görmedi.
Sunulan bu fırsattan yararlanmak için ülke çapında sadece 12 öğrencinin başvurduğunu ve bu 12 öğrenciden de sadece 1 tanesinin yetenek sınavını geçebildiğini bildiren yetkililer, YÖK tarafından üniversite
gençliğinden uzak olunmadığını kanıtlamak için başlatılan bu projenin başarısızlıkla sonuçlanmasını üzüntüyle karşıladıklarını belirttiler. Projenin fikir babası ve aynı zamanda Koordinatörü olan Mimar Sinan Üniversitesi Resim Heykel Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ersin Özbükey ise yaşanan gelişmeler üzerine düzenlediği bir basın toplantısıyla görevinden istifa ettiğini duyurdu.
(...HDA Bildirdi)


TEMEL’iN YERi
Temel, Dursun ve İdris bir gökdelenin inşaatında çalışıyorlarmış... Bir gün talihsiz bir kaza olmuş ve Dursun ellinci kattan düşüp ölmüş...
Temel’le İdris, bu acılı haberi Dursun’un eşine nasıl söyleyeceklerini düşünmüşler...
Sonunda Temel demiş ki:
“-Acı haber verme konusunda deneyimliyim... Bu konuyu üstleniyorum...”
Yaklaşık iki saat sonra inşaata döndüğünde elinde bir tepsi baklava varmış... İdris merak etmiş;
-Bu baklavayı nereden aldın?...
“-Dursun’un karısı verdi...”
-Nasıl olur?... Kocasının öldüğünü söyledin, o da sana bir tepsi baklava verdi...
“-Yok öyle olmadı... Kadın kapıyı açınca ona ‘Siz Dursun’un dul eşi olmalısınız’ dedim... Bunun üzerine o da ‘Hayır ben dul değilim’ dedi...
Ben de ona ‘Bir tepsi baklavasına iddiaya var mısın’ dedim...”


HAYATA DAİR
-Bir seferde sadece tek bir konuyu ele alın.
-Karşınızdakini yaralama ya da lafı ağzına tıkayıp zafer kazanma arzunuzu bastırın.
-Dilinizi “hep” ya da “asla” gibi sözcükler dahil, kışkırtıcı ya da duygusal ifadelerden arındırın.
-Kişiye değil olaya, ya da davranışa odaklanın.
-Fark ettiğiniz ya da doğru bildiğiniz konular hakkında konuşun.
-Davranışın siz dahil insanlar üzerindeki somut ve soyut etkilerini açıklayın.
-Gerçekleşmesinden hoşnut olacağınız şeyleri ifade edin.
-Dinleyin ve karşınızdakilere temel ölçüde saygı gösterin.
-Olumlu iç konuşma ve iddialı iletişim becerilerini birlikte kullanabilirseniz düşlerinizi gerçekleştirme ve ilişkilerinizi geliştirme yolunda ilerlemeye başlarsınız.
-Unutmayın, başarısızlık sadece işe yaramayan yöntemlerden biridir, öyleyse kaybedecek neyiniz var ki?...
(...Alana Billingham)


söz der ki
“-Bir kadın; bugün onunla yaptığınız kavgayı 10 gün önceden başlatmıştır...”
(...Plan ve programın konusunda ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)

1 Ocak 2011 Cumartesi

Söz Market - 1 Ocak 2011

Hayata Dair
Hastalık, yaralanma, aşk, gerçek mükemmelliğin kayıp anları ve aptallıklar, hepsi sizin ruhunuzun sınırlarını test etmek için vardır...
Bu küçük testler olmaksızın, her ne olursa olsunlar, hayat hiçbir yere varamayan, pürüzsüzce asfaltlanmış düz, yavan bir yol gibi olurdu...
Güvenli ve rahat; ama aptalca ve tamamen anlamsız...
Tanıştığınız, hayatınızı etkileyen insanlar, tecrübe ettiğiniz başarı ve çöküşler, kim olduğunuzu ve kim olacağınızı bulmanıza yardımcı olurlar...
Kötü tecrübelerden bile bir şeyler öğrenilebilir...
Aslında, bazen onlar en önemlileridir...
O yüzden yaşadığınız her günden hayata dair bir ders alın... (...Sharon Zeff)

TUZAKTAN KUMANDA
(...STAR / İzdivaç)
ZUHAL TOPAL: Siz kadınlar hakkında nasıl konuşuyorsunuz?... Sizin anneniz de kadın değil mi?...
STÜDYODAKİ ADAM: Milliyetçilik yapmaaaa!... Milliyetçilik yapmaaaaa!... Önce milliyetçilik yapmayacaksın!...


KRAMPON
Yeni yıla nasıl girdiler?
Spor dünyasının ünlü isimleri de 31 Aralık gecesi için türlü türlü planlar yaptı. Onlara sorduk ve işte aldığımız cevaplar:
...
Aziz Yıldırım: F.Bahçe dağcılık ekibi için satın alacağı dağın kasetlerini izledi.
...
Adnan Polat: Kankası Adnan Sezgin’in istifasını 345’inci defa reddetti...
...
Şenes Erzik: Platini’ye İsviçre Alplerinde “Bizim hakemlerimiz kör değil sadece futbolu sevmiyor” diye meramını anlattı...
...
Guus Hiddink: Siparişini yeni verdiği para sayma makinesini monte eden ustaların başında durdu...
...
Alex De Souza: Bir sonraki vereceği pasın ölçüsünü pergelle aldı...
Arda Turan: Sevgilisi için Ali Sami Yen Stadı’nı kapattı...
...
Genç Semih: Playstation kafede sıranın kendisine gelmesini bekledi.
...
Yılmaz Vural: Evine partiye çağırdığı eski futbolcularına gece saat tam 12.00’de kafa göz girdi.
...
Rıdvan Dilmen: 2011’de atılacak gollerin listesini çıkardı.
...
Quaresma: Kendisine gelen bel fıtığı faturalarıyla ilgili aradığı hastanelere “Bir yanlış anlaşılma olmuş” diyerek dert anlattı.
...
Rodrigo Tabata: Sürekli aynaya bakıp, neresinin 8 milyon Euro ettiğini anlamaya çalıştı.
(...Enginbaş’tan)



AYAKÜSTÜ...
Sultanbeyli için “Sultanbey”, Kâğıthane için “Kağıttepe” diyen, nüfus kütüğünü karıştırıp oy kullanamayan Kemal Kılıçdaroğlu, Fenerbahçe’nin efsane golcüsü Lefter için de, “Çocukluğumuzda çok iyi bir kaleciydi, ondan etkilenip Fenerli oldum” demiş...
Boşuna “Benim adım Kemal” diye tekrarlayıp durmuyor...
Unutmamak için demek ki...


UHB - Uydurma Haber Bülteni
Hazır SMS çetesi çökertildi
Yılbaşından ötürü izinsiz olarak hazır SMS üretimi yapan örgütlere karşı tedbirlerini artıran İstanbul Polisi, Aksaray’da müstakil bir eve düzenlediği operasyonda çok sayıda hazır SMS ele geçirdi...
İstanbul Valiliği’nin son yıllarda artan şikayetler üzerine emniyet birimlerini ve ilgili teşkilatları uyarması ile denetimlerini artıran İstanbul Polisinin, 2 aylık sıkı bir çalışma sonucu Aksaray’da müstakil bir eve düzenlediği baskında çoğu yılbaşı ve bayram mesajlarından oluşan yüz bin adete yakın hazır SMS’i ele geçirdiği bildirildi.
Özellikle geçtiğimiz Kurban Bayramından itibaren titizlikle sürdürülen araştırmaların, Aksaray’da fark edilen olağandışı SMS trafiği ile sona yaklaştığını bildiren yetkililer, telekomünikasyon şirketleri ile yürüttükleri ortak çalışma sonucunda SMS’lerin yazıldığı eve ulaştıklarını belirttiler. Yeni yıl ve bayram mesajlarının dışında, aynı çete tarafından birbirinden berbat aşk mesajları yazıldığını da tespit eden İstanbul Polisi basına yaptığı açıklamada, piyasada dolaşan çok sayıda amatör aşk şiirinin de bu çetenin elinden çıkmış olması ihtimaline karşın soruşturmanın derinleştirilerek sürdürüleceğini açıkladı.


söz der ki
“-Aşk bir çiçektir... Sevgi suyu, saygı vitamini, sürprizler parlatıcısı...”
(...İsmini vermek istemeyen okuyucumuzun “Ben de edeceğim” dediği müthiş S.Ö.Z.leri)


BİR FİLM DİYALOĞU
(...Son Ders filminden)
“-Yedi, sekiz yaşlarındaydım galiba... Aşk nedir diye sormuştum hatırlıyor musun?... Aşk, bir kişinin dünyanın
geri kalanından daha önemli olmasıdır demiştin...”

TEMEL’iN YERi
Temel’le karısı Fadime alışverişten dönerken kavga etmeye başlamış...
Temel bir ara iyice sinirlenmiş ve açmış ağzını;
“-Sen beş para etmezsin...”
Fadime bozulmuş, “Öyle mi” demiş, “İspat edebilir misin?...”
Temel hemen bir taksi çağırmış;
-Fatih’e kaça götürüyorsun?...
“-Beş milyon lira, beyim...”
-Peki, bu kadın da benimle olursa?...
“-Değişmez, aynı fiyat...”
Temel, Fadime’ye dönmüş:
“-Gördün mü bak?... Seni hesaba bile katmıyorlar...”
Komedi